Bir yağmurluk aşk
Eflatun su perisi ormanda uçarken ışıltılı hareleri ile, kavak ağacı yaprağının yeşil gölgesinde rastladı mavi orman perisine, hem de en mavisine. İkisi de inat mı inat, nemli gölgeye sığamadı dört kanat. Yakınlaştılar zoraki yağmur duracak değil ki. Kanatlarını geçirdiler iç içe keyiflendiler yağmur özünü içe içe sonra öpüştüler uzunca, bundan böyle ayrılmazlar kanımca. Yağmur şıpırtıları bitti E içecek öz de bitti bulutlar uzaklaşırken birbirinden duygulu gözler baktı ufka doğru bir damla yaş damladı su perisi giderken orman perisiydi boynunu büken