Kayıtlar

2011 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Doktorella -3

Resim
Ertesi gün tam üç kişi geldi. Kuralları baştan koydum. “Kendi katın, dışında diğer katlara girmek kesinlikle yasak!”. Kirada indirim istemeyen, benim için en ekonomik kiracıyı kabul ettim, 23yaşında inek tipli bir öğrenci. İlk başlarda geleni gideni çok olabilir diye biraz endişelenmiştim ama daha sonra fark ettim ki hiç arkadaşı yok. Bir sabah bahçede kahvaltımı yaparken bahçe kapısının önünde onu sigara içerken gördüm. Yanıma çağırıp bir bardak çay ikram ettim. Dairesinde sigara içmiyormuş, odasına girmeden, beni de rahatsız etmeden kapının önünde içmek istemiş. Endüstri mühendisliği okuyormuş. Çevredeki esnaf ve komşular benim çok hayırsever biri olduğumu söylemişler ona. Sokaktaki evsiz aç insanları besliyormuşum. O da eve girip çıkan tiplerden bunu fark etmiş. Gerçekten çok saygın bir iş yaptığımı söyledi. Keşke herkes benim gibi olsaymış. Konuyu hızlıca kapatarak çalışmam gerektiğini söyledim. Ne hakkında olduğunu sordu. Bir çeşit formül üzerinde çalıştığımı söyledim. Ne gibi b...

Doktorella-2

Resim
Bedensel aktivitenin çok yoğun olduğu bir anda kalp dakikada 38litreye kadar kan pompalayabilir. Bir vücutta ise 5-6 litre kan vardır. Yani kalbin bu tempoda yaklaşık 9saniye çalışması sonucunda vücutta kan kalmaz. Tabi ki kan azaldıkça kalbin temposu da düşüyor. Buna da çözüm buldum. Kalbi dışarıdan bir kaynakla besliyorum. Üzerinde özel besleme kanalları oluşturup, besleyen kanı devridaim yaptırıyorum. Bu sayede vücuttaki kan azalsa bile kalp aynı hızda çalışmaya devam ediyor. Çalışmalarım için kalbin 1dakika kan pompalaması yetiyor da artıyor bile. Bundan sonra araştırmalarım başlıyor ve bitmesi için kalbimin en az 48saat kan pompalaması gerekiyor. Ha şunu da belirtmek isterim ki, buraya yazdığım verilerin hepsi deneylerimin sonuçlarından ibaret. Her bir boku bildiğini zannedip, bilgileri kitaptan öğrenen, kendilerine doktor diyen o zavallıların bilgilerine benzemez. E tabi kesin sonuçlara ulaşmak için bazı arkadaşlarımız kendilerini feda ettiler ama bu yolda ilerlerken kim fedakâr...

Doktorella-1

Resim
Bu deneyi 17aydır tekrarlıyorum. Bilim adamı sayılmam. Kullandığım yöntemleri uygulamak için çok fazla şey öğrenmeme de gerek yoktu zaten. Biyoloji ve tıpla ilgiliyim. Biraz da araştırmacıyım. Bazı testler yapıyorum diyelim. Araştırdığım konu canlıların hissettiği duyguların, sinirsel tepkilerini nasıl etkilediği, yani duygularımızın bedenimizde yarattığı güçten bahsediyorum. Hepiniz duymuşsunuzdur şu tarz hikâyeler, küçük çocuğunun araba altında kaldığını gören anne tek eliyle kendi ağırlığının yirmi katı bir arabayı kaldırır. Hayır, bu sadece adrenalinle olamaz. Başka bir güç var ortada, onu bulmak lazım, kasların içinde saklı olan gücü ortaya çıkaran şeyi. Hormon mu, ruh mu, iman mı, ne? Ben hormonal boyutla ilgileniyorum. Mesela şöyle; annenin o an hislerini bir şekilde dondursak veya hislerinin sonucu ortaya çıkan salgılarını bir yere depolayabilsek. Bu nasıl bir ilaç olurdu? Bir hap yutuyorsunuz ve bir anda yeşil deve dönüşüyorsunuz. Bu yoğunlaştırılmış özütü doğal yollardan el...

Yastık

Resim
Yastığımda bir koku var senin mi bilmem... Burnum bile bilmiyor, bu koku kimin? Hatırladığım bazı anılar var, seni sevmişim belli ki E nerdesin şimdi? Adın neydi ya? Koltuğumda bir çukur var Bana mı geldin? Kuşburnu çayı ister misin? Şeker kullanıyor muydun? Elime bir sıcaklık geldi Rüzgâr mı bilmem… Elimi hiç tutmuş muydun, Yerler kaygan değilken? Gözlerim kapanıyor artık Çok uykum var. Yastık da mis gibi kokuyor. Yeni yıkanmış…

Sadakatsiz Adamın Suç Defteri-11

Resim
Gözümü açtığımda önümde kapalı bir fermuarın arka tarafını gördüm. Kendimi benim ufaklık gibi hissettim. Onu dışarı salmadığımda ne kadar sıkılıyor olmalı diye düşündüm. Fermuarı açmadan ayağa kalktım. Kalktığım masada içi dolu bir poşet vardı. Morgdu burası. Gözlerim kapandı. Tekrar gözlerimi açtım. Etraf bembeyazdı. Filmlerdeki bulutlu cennet tanımına uyan bir yerdeydim. Uzaktan bir fısıltı duymaya başladım. Karımın sesiydi… Karım dua ediyordu… “Sevgili tanrım, Sen kocamın günahlarını affet. Ona orada iyi bak. Eğer kadınsan onun sana iyi bakacağına, anlaşacağınıza eminim hatta sana inanmaya başlaması an meselesi ama erkeksen lütfen biraz tevazu göster, oraları karıştırılabilir. Biliyorum birçok insan onun kendilerini üzdüğünü düşünüyor, hatta tahmin ediyorum ki zinanın türlü türlüsünü yapmıştır ama hep iyi yalan söylemiştir, hiç çaktırmamıştır. Günahlarını da kimseye çaktırmadan yaptığına eminim. Ortada onu suçlayan olmadığına eminim. Aslında o, oldukça da iyi bir adamdır… Öyle iy...

Sadakatsiz Adamın Suç Defteri-10

Resim
Sabah erken uyandım, erken dediğim öğlene doğruydu ama bu hareketli geceden sonra erken sayılırdı. Uyandığımda kendimi süper hissediyordum. Yatakta aşık olduğum kadın karnı doymuş bir bebek gibi uyuyordu. Evde olsak süper bir kahvaltı hazırlardım ama otelde kahvaltı hazırlamanın mantığı yok. Ben de sabah sporu yapmak, armutluktan, kavunluğa yaklaşan göbeğime dur demek için biraz koşmaya karar verdim. Önce sahile doğru koştum. Sahilde kıyı şeridini takip ederek otelin kapattığı plajdan çıktım. Koştukça açılıyordum. Otelin yanındaki sahil çok kalabalık değildi. Otel şehre uzak bir köşedeydi. İnsanlar tam gözden kaybolacakken, biraz arkamda benimle koşan birini fark ettim. Bu bayan yirmili yaşlarda, kaslı kolları ve karnı olan, uzun boylu bir afetti. Alışkanlıklarım gereği ona yakınlaşıp koştuğumuz yolun nereye gittiğini sordum ve Türkçe bilmediğini öğrendim. Hiçbir yerde işe yaramayan Fransızcam, Cezayirli bir fıstıkta işe yaramıştı ve yolun eski bir fenere gittiğini öğrendim. Biz fen...

Sadakatsiz Adamın Suç Defteri-9

Resim
Ertesi gün karımın patronunu aradım ve karımı sürpriz tatile götüreceğimi söyledim. Bana olan darp borcunu, karıma ücretli izin vererek ödeyebileceğini hatta kendini hala borçlu hissediyorsa kalacağımız yerdeki otelin masraflarını da karşılayabileceğini söyledim. Bunları söyledikten sonra “bir dost” demeyi unuttum ama o anladı beni. Ayrıca karıma da bir hafta izin ikramiyesi verdiğini söyleten bir mail gönderttim. Telefonu kapattıktan sonra olabilecek en pahalı otelin balayı süitinden yer ayırtıp, rezervasyon ve ödeme detaylarını patron kişisine postaladım. 30dakika içinde ödeme onayını aldım. Eskiden bütün tatillerimde şirkete hasta olduğuma dair rapor götürdüğümden biriken onca iznimi kullanmak istediğimde, şirketimden itiraz eden olmadı. Oluşturdukları kaynakları hep benim tükettiğimi düşünen insan kaynakları, izne çıkmama en çok sevinen bölümdü. Eve geldiğimde karım çok sevinçliydi, işyerinden performansından ötürü bir haftalık izin verdiklerini söyledi. Ne yapacağı konusunda pl...

Sadakatsiz Adamın Suç Defteri -8

Resim
Patron karısını, kocasına teslim ettiğimde gündüz olan konuşmamızdan daha sıcak anlar yaşadık. Kucağımda taşıdığım sarhoş karısını gören adam, önce karsını ellerimden aldı -o alırken kadın kendiliğinden ayağa kalktı-, sonra gözüme nişan alıp, son anda elmacık kemiğime vurdu. Olduğum yere yığılınca sarhoş salyalı karısı kendine geldi, aramızda hiçbir şey olmadığına dair çok büyük yeminler edip, benim karımın da dahil olduğu bir yemek yediğimizi, benim çok kibar davranarak, onu eve bıraktığımı söyledi. Genelde suçluyken 10 karate kid gücünde olan dövüş tekniklerimi, haklı olduğum durumlarda kullanmıyorum. Böylece hem suçsuz, hem güçsüz olup morluklarımla daha da haklı çıkıyorum. Bence artık biri beni bu noktada hata yaptığım konusunda uyarmalı çünkü elmacıklarım, mor elmalar doğurmaya başlıyor sanırım ve dokunduğumda, şişiğin yaratılış anında çektiğim acıdan çok daha fazlasını çekiyorum. Böyle durumlarda ayağa kalkıp kaçmayacaksam, yerde oturup yumruk atanın sakinleşmesini beklerim, e...

Sadakatsiz Adamın Suç Defteri -7

Resim
İçeri girerken sırtıma dayadığım çiçekleri göğsüme dayadım. Önümdeki demetten bir tane küçük papatya seçip onu patronumun karısına verdim ve elimdeki demeti dünyanın 9.harikasıymış gibi (8.si benim ufaklık) karıma sundum. Kadınların ikisini de mutlu etmiştim. Aynı zamanda ikisi de şaşırmıştı. Çünkü karıma hiç çiçek almamıştım. Birlikte gördüğümüz en son çiçek evlenirken elinde tuttuğu çiçekti.   Aynı şekilde patronun gizemli karısına da verdiğim ilk çiçekti. Aslında yanlarında kalıp sohbete katılmak istediğimi ama çok yorgun olduğumu ve yarınki işler için biraz hazırlık yapmam gerektiğini söyledim. Eğer kalırsam yaratacağım yalan çakışmalarından korkuyordum. Karım en azından yemek için kendilerine katılmam gerektiğini söyledi, ben de reddedemedim. 25dakika sonra duştan çıkmış, hafif saçları nemli, vücuduna yapışan tişört giyen biri olarak yanlarına gittim. İlk sorum siz nasıl bir araya geldiniz oldu. Tesadüftür ki iç çamaşırı mağazasında karşılaşmışlar, sonra modeller, beden...

Sadakatsiz Adamın Suç Defteri - 6

Resim
Ben semillion şarabımı içerken o şişesi maaşım kadar olan bir şarap açtırdı. Önce işlerinden bahsetti, ne kadar parası olduğundan, yaptığı çapkınlıklardan. Paranın çapkınlığı ne kadar kolaylaştırdığından, hatta bazen de kızların onun parası için yaptığı çapkınlıklarını anlattı. O çapkınlıklarını, hayat görüşünü anlatırken ben sessizce dinliyordum. Sessiz kalıyorum çünkü sessiz kalırsam sanki sadece ben suçluymuşum gibi hissedeceğim. Karımla bu adam bir şeyler yapmış olsa onlar da suçlu olurdu, o zaman benim sesim de çıkabilirdi. Şimdilik böylesi daha iyi, ben suçluyum adam karımla bir şey yapmamış olabilir. Tam o esnada önümden saçları dağınık bir kadın geçti. Bir anda iyimserliğim taban yaptı. Bu çirkin herifte karım ne buluyor? Kesinlikle ondan daha yakışıklıyım, daha atletik bir vücudum var, kadınların dilinden daha iyi anlıyorum, “Özellikle karısının dilinden” (bu sırada bıyık altından güldüm). Gülümsememi görünce o da gayri ihtiyarı gülümsedi. O gülümseyince bir an onun da hav...

Sadakatsiz Adamın Suç Defteri-5

Resim
Asansörün kapısı açıldığında kimseye borçlu kalmak istemeyen, kibar bayan saçlarını hızlı bir bilek hareketiyle arkadan toplayıp, biraz da dağınık bırakarak ofisine doğru ilerledi. Asansörün kapısı tekrar kapandı. Bir kat yukarı çıktım ve asansörün kapısı tekrar açıldı, kat görevlisi karşıma çıktı. Kibarca yer değiştirdik. Seviştikten sonra duşa hemen giremiyorsam, üzerimde farklı bir sevişme enerjisi kaldığını düşünüyorum. Üzerimdeki karşı cinsin vücut sıvıları, kokuları sanki çevremdeki bütün kadınları benimle çiftleşmeye çekiyormuş gibi büyük bir özgüven içinde yürüyorum. Beni yiyecekmişler gibi baktıklarını hissediyorum. Lanet olsun bugün çok havamdayım, bütün gözler üzerimde. Sabah bu kadar erken başlayıp, belki günlük sevişme rekorumu dahi kırabilirim. Hali hazırda önceki skorlarıma evlendiğimden beri çok uzağım. Masama doğru bütün vahşiliğim ile yürürken arkamdan kat görevlisi seslenip, düğmemi düşürdüğümü söyledi. Yalancı bir şaşırmayla gidip düğmemi aldım, nereye taktırdım kim...

Sadakatsiz Adamın Suç Defteri-4

Resim
Karımla birbirimizin kafasındaki sorulara, uydurma cevaplar verdikten sonra sessiz dönüş yolunu tercih ettik. Arabanın içinde kocaman bir sessizlik olunca, yol boyunca kafamda karım ve patronu ile ilgili çok sesli durumlar gözümün önünden geçti. Karım ve patronu?... Acabalar yoktu düşüncelerimde. Hepsi balıkgözlü kameranın kayıt görüntüleriydi sanki. Eve vardığımızda karşılıklı söylenen iki kelimenin ardından birbirimize dışbükey şekilde yatakta yerlerimizi aldık ve kamera kayıtlarını beynimde tekrar tekrar inceledim. Karıma çok kızgındım, kızamıyordum. Sabah evden erken bir saatte toplantısı olan ve geç kalmış biri olarak çıktım. Ofisin daha kapıları açılmamışken, köşedeki kırmızı-beyaz koltuklu restoranda kahvaltı yapmak için oturdum. Kaşarlı tostum ve çayım önüme geldiğinde tostumdakinden daha akışkan biri geçti karşımdaki kırmızı koltuklu bölmeye.   Onu tost makinesine nasıl koyarım diye düşündüm ve düşünmemle birlikte çayımı masama döktüm. Sonra lanetler yağdırarak, kırmızı ko...

Sadakatsiz Adamın Suç Defteri-3

Resim
Karımla katıldığım kalabalık davetlerden nefret ediyorum. Fantezilerimi gerçekleştirmeme asla izin vermiyor. Ne bileyim boş bir asansör, sahne arkası, apartman boşluğu, yangın merdiveni hiç fena mekanlar değil. Oralarda yalnız kalmak kadar çekici bir şey var mı?   Biz hep es geçiyoruz. Karımla saçma sapan bir caz festivaline katıldık. Beleş biletler şirketimden hediyeydi ve doğruca evdeki posta kutuma, karımın ve benim adıma gönderildi. Şirketteki müdürüm ısrarla tek eşli yaşamımı güçlendirmek için elinden geleni yapıyordu. Caz vakti geldi çattı. Tam cazla kendimizden geçmişiz (karım büyülenmiş ritim tutuyor, bense telefonumda Rio’nun kızgın kuşlarıyla, zalim domuzcukları dövme oyunu oynuyorum), karımı patronu aradı. Ivır zıvır bahanelerden sonra şirkete gitmesi icabetti, gitti. O gidince domuzcukları da saldım, kendimi de. Tek başıma caz dinleyecek değildim ya. Balkona çıktım, yanıma gelen sarışın derin dekolteli bayan önce sigara sordu, sigaram olmadığını öğrendiğinde, yandaki ün...

Sadakatsiz Adamın Suç Defteri-2

Resim
Evlilik, iş ve aşk üçgenim çok saçma genli bir yapı. Evlilik ve aşk uzun süredir birbirine 90derece bakıyor. İş desen; ne aşka yakın, ne de evliliğe. İkisini de berbat etmek için kurulmuş bir nokta sadece. Durum böyle olunca bir üçgene 180derece yetmiyor. Daha çok açıya, daha çok noktaya ihtiyacım var. Mesela üçgen değil de beşgen olsa, altıgen olsa, iş ve evlilik gene bir nokta olsa da, aşk üç nokta olsa? Veyahut noktalardan biri asansör fantezileri, öbürü sauna kaçamakları olsa ne mükemmel olurdu. İş ve evliliği tek noktaya sıkıştırma üzerinde biraz daha çalışmalıyım. İşten uzun süredir uzaklaşmaya çalışıyorum. Karıma göre sürekli iş toplantılarında, işyerime göre sürekli doktor muayenelerindeyim. Doktoruma göre sürekli kocası rolündeyim. Aslında ne karıma yalan söylüyorum ne de iş yerime. Hastaneye gerçekten gidiyorum. Doktorla yaptığım toplantı için de işyerimden izin aldığıma göre, peki ala iş toplantısı da sayılabilir. Tıp gerçekten de çok yararlı bir olgu.  Her evliliğe laz...

Sadakatsiz Adamın Suç Defteri-1

Resim
Herkesin bildiği ama kimsenin bilmemesi gereken gerçekler; —Fatma’yı aldattım mı? —Evet aldattım. Ya Nehir’i? —Evet, onu da. Zehra? —Fatma’yı onunla aldattım. Zehra'yı da aldattım sayılır mı? Sevişme hastalığına yakalandım sanırım. Haftada bir, sabahtan önce iki-üç doz... Bazen tek ama kallavi... Yaptığım bir istatistiğe göre toplamda 3saat süren yakınlıktan sonra ben ne kadar fazla tatmin olduysam kahvaltı o kadar iyi hazırlanıyor. Bu da Türk kadınının karakteristiği sanırım. Zira doğuya gidince güzel bir kahvaltı için iyi bir referans gecesine ihtiyaç duymazken, batıya gidince kahvaltıyı hazırlayan ben olmaya başlıyorum. Sigara niyetine... Bir keresinde batılı biriyle doğuda birlikteydim. Gece olan performansımı unutturmak, akıllarda daha farklı kalmak, Türk erkeğinin imajına zeval gelmesini önlemek için, kalktım yerel peynirlerin de eşlik ettiği, taze domatesle köy ekmeğinin flört ettiği bir kahvaltı hazırladım. Tabi güzel bir çay da demledim-geçmişte çay demleme konusunda hep s...

İçindeyim Öyle

Resim
Sadece içindeyim. Daha önce hiç olmamış gibi. Tenine dudaklarımla dokunurken hareket etmeye korkuyorum, vakitsiz durumlardan. Kulak memelerin öyle tatlı ki, büyüme coşkumu onlardan alıyorum. Emdikçe büyüyorum. Ağırlık merkezim benden uzaklaşıyor. Burası ufak bir çukurcuk değil benim için. İçinde kaybolduğum derinliklerinde, çilek kokan omuz mağarası burası. Bütün çilekleri aynı anda koklamanın mutluluğunu yaşıyorum. Çok yoğunlaştırılmış bir mutluluk… Göbek yaylanın üzerinde ne oyunlar oynayasım var. En çok bu düzlüğü seviyorum. Karlı dağlar gibi minik tepen, kayıyorum, kontrol de lazım, kızaklarım nerede? Tekrardan ruhunun derinliklerindeyim şu an, benim ruhum da derinlik sarhoşluğunda. Ciğerlerimde bir kez daha sıcak nefesin… Sigara böyle anlarda icat edilmiş olmalı... Sadece içindeyim öyle…

Her şey daha güzel olacak

Resim
Erkek dedi ki bundan sonra her şey daha güzel olacak. Söz veriyorum… Kız gözyaşlarını sildi, güne mutlu devam etti Ertesi gün kız işe gitti, geldi Bu gün de çok kötü şeyler öğrendi. İşi artık yoktu, boş vakti çoktu. Erkek dedi ki en kısa zamanda düzelteceğiz bunu. Kız omuzlarını kaldırdı, sildi burnunu Sokakta bir fren sesi duydu Artık köpeği yoktu. Kız gözyaşlarını saçtı etrafa, Bağırdı sağa sola. Erkek küçük bir kediyle geldi Her şey geçti dedi, Bu beyaz kızın adı first lady, Kızın içi ısındı, sarmaladı kediyi Aylar sonra kızın annesinde kist çıktı Kedi tüyüydü kisten, Kızı kendinden geçiren Erkek sadece omuz verebildi bu sefer Kız kabul etti omuzu, Kız çok yorgundu Erkek hastaneden ayrılmadı, Ana kıza çok iyi baktı. Kist alındı, herkes rahatladı. Kedi büyüdü, kız iş buldu Kız çok mutluydu O gün erkek iflas etti, işsiz kaldı Bir hafta sonra kızın canı sıkıldı, Erkeği karşısına aldı, Ben yokum bundan sonra dedi Kız ekledi; bundan sonra her şey daha güzel olacak

Tren Adam- 2

Resim
Boyacı Çocuk; Tren raylarını seviyorum. Trenleri daha da çok seviyorum. Mm aslında sevdiğim şey tren rayları veya trenler değil. Bunu size itiraf etmeliyim. Benim sevdiğim trende yolculuk ederken, trenin ray parçaları arasında çıkardığı sesler. Hani o korku filminde, katil kurbanı ararken fonda on saniyede bir tekrar eden bilindik kalp atışı vardır ya veya su damlası sesi. Ray atlama sesi öyle geliyor bana. Zaten kondüktör bilet kontrolü yaparken ray sesleri de bende aynı etkiyi yaratıyor. Bir seferinde şirin ve merhametli görünüme sahip yaşlı bir teyzenin yanında uyuyor numarası yapıyordum. Fakat kondüktör kadına benim biletimi sorunca, kadın yalan söyleyemedi. Nasıl söylesin ki yanında benim gibi bir çocuk oturabilir diye fazladan bilet mi alsın? Bu olayla kondüktörlerin pek o kadar merhametli olmadıklarını öğrendim. Cemaldi sanırım o itin adı. Çok zalim birine benziyordu. Vagondan çıkardıktan sonra öyle sert tekmeler attı ki bana, ben bir fırsatını bulup kaçmaya başladığımda ayakkab...

Okyanus

Resim
Gel bakalım, önce beni bir dinle... Söyleyeceklerimle eski aşkını ölçme, yeni aşklara dalma. Aşktan öyle yüzeysel bahsetmek, Henüz çiselemeye başlayan yağmurda sırılsıklam olduğunu iddia etmek gibidir Oysa ben okyanusların derinliklerinde mercanların güzelliği ile sarhoş olmaktan yanayım. Okyanusun dibine ineceksin de kulaklarında basıncı hissetmeyecek misin? Aptal olma minik! Zil zurna sarhoş da olma. Burada tehlikeli balıklar da var. Bazı kuytularda mürenler bile var, önünden geçme! Rehbere ihtiyacın varsa dipte? Sen yağmur suyuyla yetineceklerdensin, dalma derinlere Her suyun tuzu farklı denizlere. Her suda gerek ayrı rehbere. O suya alışana kadar vücudundaki hücreler tuzda yanar, Bu suda parmakların buruşur, haberin yoktur. Benden sana tavsiye elinde bir makas bulundur. Yukarıdan olta gelir de, kurşunu; dalgalar kendi kendine savuşturamazsa-savuşturmazsa, Savuşturmaz da sahip olduğun derinliğe inerse, Ya oltayı kes, ya da belindeki ağırlıkları.. Kurşun dibe değdiyse, yukarı yüksel...

Tren Adam

Resim
Mutlu muyum bilmiyorum. Kafam çok karışık. Öncelikle kafamdan başlayarak, kendimi toparlamalıyım. Çözüm için sorunları netleştirmem gerekiyor. Acaba bu sesten dolayı mı sorunlarıma odaklanamıyorum.. Bilmiyorum. Birbirinin aynısı onlarca ses, hepsi de farklı kaynaktan. Aslında eskiden olduğu gibi çok ses varmış gibi de gelmiyor. Alıştım galiba bu çarpık sesleşmeye. O kadar çok iç içe olmamıza rağmen bazı günler sanki hiç tren görmemişim gibi eve dönüş yolunda trenimin camından bakarken, karşı yönden gelen yük trenlerini gördüğümde heyecanlanıyorum. Renklerini inceliyorum, gözümün önündeki renkler, kafamda pastelleşiyor. Yüklerini gözümle tartıyorum. Eğer ara durakta gördüysem, ana durakta saat kaçta olmaları gerektiğini hesaplıyorum. Odaklanmam gereken sorunum bu sanırım. Haa biraz da işkoliğim sanırım. Mesai bittiği halde bu hesaplar niye? Trenleri artık hayatımdan çıkaramıyorum. Kardeşlerim onlar benim -üvey. Geçen biletçi Refik oğlu ile bende kaldı. Ertesi gün erkenden oğ...

Sinyi Ağacı

Resim
Bundan üç-beş zaman önce paslı diyarlarda, kaslı dağların ardına geçip meyve otlarıyla bezenmiş küçük dikenli yüksek ağaçların etrafından pike yaparak ormanın içerisine ilerlediğinizde, karşınıza çıkan büyük ağaçların gövdesinde artık aynı otların bitmediğini görürsünüz. Uçuç Böceği ve semender kokusunun arttığını hissettiğinizde nemin de arttığını hissedersiniz. Hissettiğiniz nemin dengesini ayarlayan hemen köklerinizin dibine ayaklarını uzatmış sinyi ağacıdır. Sinyi ağacı çok misafirperverdir. O da sizin coşkunuzun kokusunu alırsa, yakın arkadaşı rüzgârın da yardımıyla öyle güzel esintiler yaratır ki, alnınızda oluşan ter damlacıkları hemen oracıkta bulutlara uzanır. Alnınızdan içinize buz gibi Kaz Dağları suyunun ferahlığı gelir. Esasen dağ suyuyla da sinyi ağacı çok iyi arkadaşlardır. Dağ suyu, sinyinin köklerini sıcak sudan soğuk suya sokmaz. Sinyi de onun bir dediğini iki etmez. Aralarından su sızmaz. Yağmur yağınca kâh mutlu olurlar, güneş ve kuraklık; ava çıktığı zaman da kâh ü...

Karışıklık

Resim
Kafası karışık bir adamı oynuyorum bu akşam sahnede. Öyle her akşam farklı roller üstlendiğim bir gösterideyim gene. Konumuz bu gece de aşk. Bir erkeğin kafası başka neden karışır ki zaten? Âşık olduğu kadına karşı bir karışıklık bu haliyle. E aşıksa karışıklık nerde? Soru da bu ya. Acaba karışıklık varsa aşk gerçekten var mı? Yoksa karışıklık mı aşık olduğumuz? Sizin kafanızı da fazla karıştırmadan ufak bir hikaye anlatayım. Kafanız karışıyor mu bir bakayım. Yolu boz yılanlı, suyu bol balıklı, çevresi çok kelebekli bir köy varmış vaktin birinde. Köy, köy ya! Bir de çobanı varmış. Köyde bir çoban yokmuş aslında ama o çobanların içinde bir taneymiş. Onun baktığı hayvanlar hasta olmaz, huysuzluk etmez, uzun yaşarmış. Herkes koyunlarını ona vermek istermiş de, o da koyun seçermiş. Her koyunu yaren etmezmiş kendine. Bir koyunla ilgilenmeden önce aylarca takip edermiş, çok temkinli yaklaşır, bir gün kararını verirmiş. Öyle başkaları gibi aynı anda 30 koyuna bakmazmış. O bir koyunla ilgile...

Tevfik- Bölüm1

Yolculuk Şu renkli lenslerden oldum olası nefret etmişimdir. İris tabakasının üzerinde sanki renkli bir kabuk varmış gibi. Renk; doğal insan gözünde, yuvarlak cam gibi kısmın biraz içerisinde yüzeysel olarak görünür. Göz küresini sanki dilimler gibi ufak bir parçaya ayıran eksendedir. Hâlbuki üzerinde renkli lens varken dış yuvarlağın üzerine yapışmış olarak görünüyor. İnsanlar nasıl aradaki farkı anlayamıyor şaşıyorum. Ben ilk görüşte anlarım böyle şeyleri. Üniversiteden sonraki 8yıllık eğitim hayatımda gözün veya vücudun yapısı hakkında bilgiler öğrendim ama bu farklılıkları görmek basit bir gözlemle mümkün değil mi? Mümkün tabi ki. Asistanım Marry’nin tanıştırdığı bayanlarda hep böyle kusurlar gördüm. Hiçbiri doğal değildi. İçteki doğallık bence dışarı yansır. Yoksa fark etmez ki benim için, gözleri sonradan renklenmiş, dişleri porselen, ince kaşlı, bol rujlu biri olması.. İçeride doğal olmayan birine nasıl güvenebilirim? Bunu defalarca Marry’e anlattım. Her seferinde “ben nerde...

5.Yaşım

Resim
4yaşından biraz büyüğüm varlığında Ellerimin yapış yapış olması hiç sorun değil, Pis kumlarda da oynuyorum, Minik taşlardan da yutuyorum. Burnum akmış mı? Dizlerim mi kanamış? Hiç sorun değil, Elimde oyuncağım var ya, Onu biliyorum, bana yetiyor. 5yaşında çocuk gibiyim seninleyken, Biraz daha hızlansak kanatlandıracağım arabaları Camdan çıkan en kalın birlerimle Ne kadar koşsam, yorulmuyorum. Tişörtüm yapış yapış olsun ne fark eder? Su içesim geliyor terli terli Düşünmüyorum akşam ezanını Dünümü yarınımı, Tekmeliyorum taşları, Yürüyorum kaldırım kenarlarını Derdim yok, param çok Harçlığım var benim! 6yaşına girmem mümkün değil sıcaklığında, Harçlıklarımla gizli gizli sana kaçasım var, Gözümü alıyorsun, Ambalajın çok parlak ve renkli, Parlak kırmızı olmalı Elma şekeri olmalısın, Yerken damla üzerime olur mu? Acaba ben de sapın mı olmalıyım? Yoksa ısıran diş mi? Yıllar çok hızlı geçecek sen yanımdayken Ne pastalardan korkacağım Ne de üzerindeki mumlar...

Aşk Hikayelerim-2

Rakı Bardağım ve Ben Aşkım rakı bardağım, elimde gidiyorum, gündüz gece geziyorum ovalarda, oturuyorum soğuk bir taşa, midemde başlıyor gurultulu bir nihavend. Bakıyorum gökteki koyunlara, hangisi soğuk su katacak acaba ince belli bardağıma, şu köpüren nehir haydari olsa gerek, peynirim de mayalanır şimdi yerdeki bulutlarda. Bardağım da yarenlik ettikten sonra, Keyfim katlanır beşe ona. Önce bardağıma sessiz sakin geliyorsun ya, gören su sanıyor seni, baksana şuna. Bedenim su olup bardakta buluşunca, Kendini buluyorsun beyazlıkta. Aşkım! rakı bardağım.. Bardağın dudağına burnumu dayayıp kokladığım, Kokunu ciğerlerime kadar çekip, promil miktarımı, Endorfin miktarımla yarıştırdığım Karaciğerim için ne yorucu.. Ama ikinci dublen olmaz mı ki senin. Sen her zaman teksin. Kafamın içindesin, bardakta esirimsin. Bardak boşalınca kafamın hakimisin. Off sağlam kafa oldum şimdi.. 1.bölüm