Kayıtlar

Ocak, 2011 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Tevfik- Bölüm1

Yolculuk Şu renkli lenslerden oldum olası nefret etmişimdir. İris tabakasının üzerinde sanki renkli bir kabuk varmış gibi. Renk; doğal insan gözünde, yuvarlak cam gibi kısmın biraz içerisinde yüzeysel olarak görünür. Göz küresini sanki dilimler gibi ufak bir parçaya ayıran eksendedir. Hâlbuki üzerinde renkli lens varken dış yuvarlağın üzerine yapışmış olarak görünüyor. İnsanlar nasıl aradaki farkı anlayamıyor şaşıyorum. Ben ilk görüşte anlarım böyle şeyleri. Üniversiteden sonraki 8yıllık eğitim hayatımda gözün veya vücudun yapısı hakkında bilgiler öğrendim ama bu farklılıkları görmek basit bir gözlemle mümkün değil mi? Mümkün tabi ki. Asistanım Marry’nin tanıştırdığı bayanlarda hep böyle kusurlar gördüm. Hiçbiri doğal değildi. İçteki doğallık bence dışarı yansır. Yoksa fark etmez ki benim için, gözleri sonradan renklenmiş, dişleri porselen, ince kaşlı, bol rujlu biri olması.. İçeride doğal olmayan birine nasıl güvenebilirim? Bunu defalarca Marry’e anlattım. Her seferinde “ben nerde...

5.Yaşım

Resim
4yaşından biraz büyüğüm varlığında Ellerimin yapış yapış olması hiç sorun değil, Pis kumlarda da oynuyorum, Minik taşlardan da yutuyorum. Burnum akmış mı? Dizlerim mi kanamış? Hiç sorun değil, Elimde oyuncağım var ya, Onu biliyorum, bana yetiyor. 5yaşında çocuk gibiyim seninleyken, Biraz daha hızlansak kanatlandıracağım arabaları Camdan çıkan en kalın birlerimle Ne kadar koşsam, yorulmuyorum. Tişörtüm yapış yapış olsun ne fark eder? Su içesim geliyor terli terli Düşünmüyorum akşam ezanını Dünümü yarınımı, Tekmeliyorum taşları, Yürüyorum kaldırım kenarlarını Derdim yok, param çok Harçlığım var benim! 6yaşına girmem mümkün değil sıcaklığında, Harçlıklarımla gizli gizli sana kaçasım var, Gözümü alıyorsun, Ambalajın çok parlak ve renkli, Parlak kırmızı olmalı Elma şekeri olmalısın, Yerken damla üzerime olur mu? Acaba ben de sapın mı olmalıyım? Yoksa ısıran diş mi? Yıllar çok hızlı geçecek sen yanımdayken Ne pastalardan korkacağım Ne de üzerindeki mumlar...

Aşk Hikayelerim-2

Rakı Bardağım ve Ben Aşkım rakı bardağım, elimde gidiyorum, gündüz gece geziyorum ovalarda, oturuyorum soğuk bir taşa, midemde başlıyor gurultulu bir nihavend. Bakıyorum gökteki koyunlara, hangisi soğuk su katacak acaba ince belli bardağıma, şu köpüren nehir haydari olsa gerek, peynirim de mayalanır şimdi yerdeki bulutlarda. Bardağım da yarenlik ettikten sonra, Keyfim katlanır beşe ona. Önce bardağıma sessiz sakin geliyorsun ya, gören su sanıyor seni, baksana şuna. Bedenim su olup bardakta buluşunca, Kendini buluyorsun beyazlıkta. Aşkım! rakı bardağım.. Bardağın dudağına burnumu dayayıp kokladığım, Kokunu ciğerlerime kadar çekip, promil miktarımı, Endorfin miktarımla yarıştırdığım Karaciğerim için ne yorucu.. Ama ikinci dublen olmaz mı ki senin. Sen her zaman teksin. Kafamın içindesin, bardakta esirimsin. Bardak boşalınca kafamın hakimisin. Off sağlam kafa oldum şimdi.. 1.bölüm