Kayıtlar

2018 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Bir Hemoglobinin Beklenmedik Seyahati

Resim
Bugün Cevat için çok zor bir gün olacaktı. Başına neler geleceğinin %10’unu bilebilse bugün hiç evden çıkmaz, hatta uyanmazdı. Ama o her şeyden habersizce işe doğru yola koyuldu. Son zamanlarda çektiği aşk acılarından dolayı biraz kafası dağınık olsa da, unutmak için kendisini tamamen işine vermeye çalışıyordu. Kartını bastığında saat 08:00’dı, hiç geç kalmazdı. 08:00-08:15 vardiyasında çalışıyordu. Diğer meslektaşları kadar çalışkandı. Onun biriminde işini az ya da fazla yapan yoktu. Kimsenin kovulma korkusu veya prim beklentisi olmaz, herkes işini eksiksizce yerine getirirdi. Kartını bastıktan sonra hiç vakit kaybetmeden, işe başladı. İşe özel bir kıyafeti yoktu. Hatta hiç kıyafeti yoktu, çıplak çalışıyordu. Ustabaşının bağırışlarıyla herkes görev yerini öğrendi ve kendilerini o bölgeye giden akıntıya bıraktılar. Cevat bugün yukarı katlarda çalışacaktı. Yer çekiminden bazen başının döndüğünü söylese de aslında akıntının hızı ile kapalı bir borunun içinde kayarken çok da yer çekimi...

Mıknatıs

Resim
Her akşam aynı saatte aynı yerde aynı manzarayı izliyordu. Gözlerini alamıyordu bir türlü.  Yatmadan önce dişlerini fırçalamak gibi bir şeydi onu izlemek. Kim böyle bir şeyi perdesiz bir odanın, boydan boya olan camlarının önünde yapardı ki? Ben olsam çekinirdim diye düşünüyordu. Kendini onun yerine koymak istiyordu, koyamıyordu bir türlü, utanıyordu. Hem utanıyordu, hem kıskanıyordu. Onun yerine konmaktan ziyade,   yanına konmayı kendine daha çok yakıştırıyordu. Hırsını takdir ediyordu. İşine odaklanmışken dünyada tekmişçesine ama bir yandan da CNN’de canlı yayın yapıyormuşçasına hiç çekinmeden davranmak; büyük bir özgüvene işaretti. Uyumak için gözlerini kapattığında bile odada birbirine çapraz duran iki lambaderin onu izlerken gözünü aldığı gibi, göz kapaklarının dışından içeri sızıyordu sanki sarı ışık. Sarı, hatta belki biraz turuncu ışık odanın açık renk duvarlarında hareler oluşturuyordu. Lambaderlerin birinin üzerinde koşan iki kısrak vardı. Sırf o kısraklar bile ...