Kayıtlar

Eylül, 2024 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Zamanın Ucunda

  Ciğerlerime oksijen doldurmaya çalışırken gözlerimi açtım. Yıllardır nefes almıyormuşum gibiydi. Nefesim öksürüğümle bölünüyor, ağzımdan garip sıvılar çıkıyordu. Kusuyor muydum? Boğazımda bir şey mi kalmıştı? Akciğerlerim yanıyordu. Gözlerim yanıyordu. Sanki odada değişik bir gaz vardı. Alışık olmadığım bir gaz. Garip bir kokusu vardı. Hiç alışkın olmadığım bir koku. Asit mi acaba? Sülfür mü? Zehir mi? Biri beni zehirliyordu belki. Ciğerlerimdeki yanmayı da açıklayabilirdi bu. Oldukça kısa nefesler alabiliyordum. Akciğerlerim hemen doluyordu sanki. Ya ağzım çok büyümüştü, çok hızlı hava alabiliyordum ya da ciğerlerim küçülmüştü sanki. Bulanık görüntü yavaş yavaş aydınlanmaya başladı. Çok ışıklı bir odadaydım. İlk izlenimim hastane oluşuydu ama alışılagelmiş hastane odalarına da benzemiyordu. Misal alışılagelmiş beyaz fayansları yoktu, acillerde bulunun o perde duvarlardan yoktu, beyaz veya mavi giyinmiş doktorlar, hemşireler de yoktu. Odada kimse yoktu. Kapı veya duvar bile görem...