Kayıtlar

2019 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Arabalarım ve Hurdalarım

Yaşamım bir çöplük. Eskimiş, bitmiş ilişkiler, kör noktalara erişmiş arkadaşlıklar, kaybedilmiş aile üyeleri ve en önemlisi eskimesine engel olamadığım arabalarımla dolu. Arabalarıma olan platonik aşkımın sonu yok. 7 evlilik bitirdim, hiçbirine üzülmedim, tek bir göz yaşı dökmedim. Buna karşın 77 model Alfa Romeo Spider’ım kapısına o dangalak taksi şoförü vurduğunda döktüğüm gözyaşının haddi hesabı yok. Etimden et çektiler. Orjinaldi o anlıyor musun beni? Artık orjinal değil. Aynı kapıyı bütün İtalya’da arattım buldum, özel olarak tam 7 kere boyattım. Rengi tutmadı. Bütün arabayı boyatacakmışım. Sana benzer!! Sanki biz bilmiyoruz. Kapının orjinalliği bozuldu, bari her tarafınınkini bozalım. Sen arabanın bir tekerleği patlayınca diğer üçünü de patlatıyor musun? Aslında böyle yazınca mantıksız da gelmedi. Sonuçta bütünlük bozulacak. Lastik konusunda lafımı geri aldım Arabalarımla özel bir bağım var, onlardan kopamıyorum. Ne kadar eskirlerse eskisinler, ne kadar kapıları değişirse de...

Martin

Martin gece uyurken gördüğü rüyalar yüzünden annesinin gözlerine bakamayacak bir utangaçlıkla uyandı. Ergenlikte böyle şeyler normaldi ama o buna alışamamıştı. Şöyle bir etrafına baktı, evet yatağı ıslaktı yine. Başka diyarlarda rüyasında yaptıklarının sonuçlarını, denizlerin tuzluluk sebebi olarak açıklayacaklardı ama o bundan haberi olmadan annesine bakındı. Kahvaltı hazır mıydı acaba? Ufaktan kuyruk hareketleriyle önce etrafındaki suyu dağıttı, iz bırakmamalıydı. Sonra etrafa bakındı. Annesinden hiç iz yoktu. Annesi ondan çok utanıp onu terk etmiş olabilir miydi? Yoksa annesine kötü bir şey mi olmuştu? Uyku mahmurluğundan tam açılmamış gözleri, tam açıldı. Burun delikleri büyüdü, annesinin kokusunu aradı. Yoktu. Annesi av olmuş olabilir miydi? Annesi onun için dünyadaki en önemli şeydi. Onu aylarca karnında taşıyıp, doğurduktan sonra da bakımını üstlenmişti. Onun gece gündüz yaptığı işi parayla birine yaptırıp yaptıramayacağını düşündü, cevabı netti. Bir ihtimal annesi kendisine ...

Deli

- Gül “Gül” dedi, yüzüme bakıp. Yaşadıklarım hakkında hiçbir fikri olmadığını doğrularcasına.  - Gül! Tekrarladı, çok kolay bir şeymiş de ben cesaret edemiyormuşum gibi.  - Hadi ama! Neden boş boş bakıyorsun? Kendi dertleri olmayan insanlar, başkalarını da kendileri gibi zannedip, empati kurma konusunda hiç çaba sarf etmiyorlar. Deli oluyorum. - Ben doktor Pinure. Seni tedavi etmek istiyorum. Sen doktor hanım! Yeterince mutsuzluk yaşamadan doğru insanla karşılaştın muhtemelen. Okuluna devam edip hayat kurdun kendine. Peki, doğru insana hak ettiği değeri veriyor musun? Acaba sen onun için doğru musun? - Beni duyabiliyor musun? Salak! Sanki denizdeki balıkların bizimle konuşmama sebebi, bizi duymamaları! Belki duyuyorum da konuşamıyorum. Hadi bakalım? - Dağhan Beyi çağırabilir misiniz hemşire hanım? Çünkü bir doktor asla yeterli değildir. Bir doktorun kendi başına karar verdiği tek an, stajyer doktorların onu izlediği andır. - Sabahtan beri ses...