Kayıtlar

Mart, 2011 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Tren Adam- 2

Resim
Boyacı Çocuk; Tren raylarını seviyorum. Trenleri daha da çok seviyorum. Mm aslında sevdiğim şey tren rayları veya trenler değil. Bunu size itiraf etmeliyim. Benim sevdiğim trende yolculuk ederken, trenin ray parçaları arasında çıkardığı sesler. Hani o korku filminde, katil kurbanı ararken fonda on saniyede bir tekrar eden bilindik kalp atışı vardır ya veya su damlası sesi. Ray atlama sesi öyle geliyor bana. Zaten kondüktör bilet kontrolü yaparken ray sesleri de bende aynı etkiyi yaratıyor. Bir seferinde şirin ve merhametli görünüme sahip yaşlı bir teyzenin yanında uyuyor numarası yapıyordum. Fakat kondüktör kadına benim biletimi sorunca, kadın yalan söyleyemedi. Nasıl söylesin ki yanında benim gibi bir çocuk oturabilir diye fazladan bilet mi alsın? Bu olayla kondüktörlerin pek o kadar merhametli olmadıklarını öğrendim. Cemaldi sanırım o itin adı. Çok zalim birine benziyordu. Vagondan çıkardıktan sonra öyle sert tekmeler attı ki bana, ben bir fırsatını bulup kaçmaya başladığımda ayakkab...

Okyanus

Resim
Gel bakalım, önce beni bir dinle... Söyleyeceklerimle eski aşkını ölçme, yeni aşklara dalma. Aşktan öyle yüzeysel bahsetmek, Henüz çiselemeye başlayan yağmurda sırılsıklam olduğunu iddia etmek gibidir Oysa ben okyanusların derinliklerinde mercanların güzelliği ile sarhoş olmaktan yanayım. Okyanusun dibine ineceksin de kulaklarında basıncı hissetmeyecek misin? Aptal olma minik! Zil zurna sarhoş da olma. Burada tehlikeli balıklar da var. Bazı kuytularda mürenler bile var, önünden geçme! Rehbere ihtiyacın varsa dipte? Sen yağmur suyuyla yetineceklerdensin, dalma derinlere Her suyun tuzu farklı denizlere. Her suda gerek ayrı rehbere. O suya alışana kadar vücudundaki hücreler tuzda yanar, Bu suda parmakların buruşur, haberin yoktur. Benden sana tavsiye elinde bir makas bulundur. Yukarıdan olta gelir de, kurşunu; dalgalar kendi kendine savuşturamazsa-savuşturmazsa, Savuşturmaz da sahip olduğun derinliğe inerse, Ya oltayı kes, ya da belindeki ağırlıkları.. Kurşun dibe değdiyse, yukarı yüksel...

Tren Adam

Resim
Mutlu muyum bilmiyorum. Kafam çok karışık. Öncelikle kafamdan başlayarak, kendimi toparlamalıyım. Çözüm için sorunları netleştirmem gerekiyor. Acaba bu sesten dolayı mı sorunlarıma odaklanamıyorum.. Bilmiyorum. Birbirinin aynısı onlarca ses, hepsi de farklı kaynaktan. Aslında eskiden olduğu gibi çok ses varmış gibi de gelmiyor. Alıştım galiba bu çarpık sesleşmeye. O kadar çok iç içe olmamıza rağmen bazı günler sanki hiç tren görmemişim gibi eve dönüş yolunda trenimin camından bakarken, karşı yönden gelen yük trenlerini gördüğümde heyecanlanıyorum. Renklerini inceliyorum, gözümün önündeki renkler, kafamda pastelleşiyor. Yüklerini gözümle tartıyorum. Eğer ara durakta gördüysem, ana durakta saat kaçta olmaları gerektiğini hesaplıyorum. Odaklanmam gereken sorunum bu sanırım. Haa biraz da işkoliğim sanırım. Mesai bittiği halde bu hesaplar niye? Trenleri artık hayatımdan çıkaramıyorum. Kardeşlerim onlar benim -üvey. Geçen biletçi Refik oğlu ile bende kaldı. Ertesi gün erkenden oğ...