Kayıtlar

2012 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Meliler Malılar

Kadın karnındaki düzlüğü seviyorum. Fazla kaslı veya fazla yağlı olmamalı. Düz olması önemli benim için. O iç çamaşırının lastiğinin üzerinden bir şeyler taşmamalı. Ayrıca göbek deliği çeperleri rahat olmalı. Dipsiz kuyu gibi karanlık görünecek şekilde, etrafı yağlı deriyle kaplanmamalı ya da etrafındaki derinin gerginliğinden üstünde deri katlanmamalı. Göğüslerden aşağıya doğru inerken eğim hiç aksi yöne meyil etmemeli. Evet memeli, memeli kızlardan bahsediyorum. Kapıları açan bir vücudun sahip olması gereken kıvrımların lineerliğinden bahsediyorum. Küçük veya büyük olması değil, orada bir çıkıntı olması önemli. En nihayetinde kadın ve erkek arasında bazı farklar var, düzen korunmalı. Evet malı da olmalı, mülkü de. Her gittiğin yerde sana hesap ödetmemeli, arada kendisi de ödeyebilmeli, ödemeli. Bu onun özgüvenini gösterir. Hangi yüzyılda yaşıyoruz? Düzeltsinler artık şu alışkanlıklarını. Evet, alışkanlıklarından vazgeçebilmeli seviyorsa. Değil mi ki biri için değişeceğiz hepimiz, ...

Sütlü Beyin - 4

Bölüm 4- Kapıdaki kaslı adam Yaşlanıyorum, metabolizmam yavaşladı. Bir yıl öncesinin armut göbeği, bu yıl kavun tarlalarında takılıyor seneye de karpuz olma yolunda. Saçlarım dökülmeye başladı. Beyazlasa iyiydi de, şu dökülme büyük sıkıntı. Bütün arkadaşlarım evliliklerini bir çocukla taçlandırdı, bizde tık yok. Gerçi çocuk da çok büyük karar, sırf annem torun istiyor diye verilecek bir karar değil. Sonuçta ben de karnımda taşımayacağım. Önce karımın istemesi lazım. Bakalım şu kariyer basamaklarında duraksamayı göze alabilecek mi? Biz niye hiç çocuk konusunda konuşmadık ya. Yoksa karım benden çocuğu olsun istemiyor mu? Yoksa hala benim çocuk olduğumu mu düşünüyor? Yok ya yaşlandım artık ben. Artık kimse yaşımı da sormuyor. 18, 24, 25 her türlü sınırdan büyüğüm. Bir gün bir bara girmeden kapıdaki güvenliğe para verip, yaşım için kimliğimi sormasını isteyebilirim. Bunun için para veririm. Para verip kendimi kandırırım. Para verdiğimi ben bildikten sonra hiçbir anlamı yok ki. Zaten...

Sütlü Beyin - 3

Resim
Bölüm 3: Kırmızı Işıklı Sokak Bugün bir fuar gezisi için patronum beni Amsterdam’a gönderdi. Bir gece burada kalıp ertesi gün İstanbul’a döneceğim. Evlendiğimizden beri karımdan ayrı kalacağım ilk gece bu. Biraz boşlukta gibiyim. Otelde de oturulmaz bütün gece, fuara da dönemem. Sahi fuarda ve sokaklarda ne güzel kızlar var. Hepsi de karımdan güzel ama ben hiçbirini sevmiyorum. Bir tek karımı seviyorum. Zaten onların hiçbiri de bana karımın baktığı gibi bakmıyor. Özledim ya karımı. Otel odamda oturacağıma, bari çıkayım dışarı karıma hediye bir şeyler bakayım. Bu etekle, bisiklete binme huyu ne Allah aşkına? Bu kızların bir tarafları üşümüyor mu? Üstelik birçoğunun etekleri bile görünmüyor. Ne o öyle iki parmak? Bunların anneleri babaları yok mu, nasıl izin veriyorlar kızlarına anlamıyorum. Kesin ders çalışmaya çıkıyoruz demişlerdir babalarına. Hadi geçtim onu, şimdi bu kızlar soğuktan üreşme yeteneklerini kaybederlerse ne olacak? Yazık günah ya, olacak iş mi? Bu sokaktakil...

Sütlü Beyin -2

Resim
Bölüm 2:   Ah O Eski Şarkılar Bugün karımı sevmeye başlamamın 2.ayı. Aslında onu sevmeye başlayışımın 1.yılı ama ilk 10 ay evli olmadığımız için karım olarak sevdiğimi söylemek doğru olmaz. Yoksa eskiden karımı sevmiyor muydum? Hayat ne kadar garip; Önce görür görmez âşık oluyorsun, peşinden koşuyorsun, arkadaşlarına nanik yapıyorsun, o kadar uğraştıktan sonra bir evlenme teklifi patlatıyorsun, kabul ediyor, karın oluyor ve bir gün onu sevmediğini anlıyorsun. Hem de bu kadar basit bir akıl yürütmeyle. Daha iyi akıl yürütebilsem kim bilir bunu ne zaman fark ederdim… Akılsız başım yüzünden yanlış ilişkilere sürükleniyorum. Üstüne üstlük bir de evleniyorum. Karım olacak kadın da hiç uyarmıyor ha! İnsanlık ölmüş arkadaş! İnsanlık ölünce haliyle aşk da ölmüş. Nerede o eski dedelerimizin âşık olduğu dönemler? O dönemlerde yaşayıp, karıma tekrar âşık olmak isterdim. O eski dönem, siyah beyaz aşkı iliklerine kadar hissettirirdim ona. O zamanlara dönünce, restoranda belki masasına ot...

Sütlü Beyin -1

Resim
Bölüm 1: Amor Amor Bugünün bir de yarını var? Nırınırım nırınırım. Ne yaparım senden sonra?  Acımadan geçer yıllar. Zamanla yorgunluk başlar, boşa çıkar pişmanlıklar.... Bu şarkı sözlerini nasıl öğreneceğim ben? Hayır, yabancı şarkıları öğrenemememin bir gerekçesi olabilir. Peki ya türkçe olanlara ne demeli? Şarkı sözlerini dinlemiyor olmalıyım. Karımın da sadece melodisini dinliyor olmalıyım ki, az önce bir ton bir şeyler söyleyip, sonra da beni bırakıp gitti. Terk mi etti, hovardalığa mı çıktı? Bunu öğrenir miyim, öğrenemez miyim, farkı var mı? Bilmem... Keşke daha dikkatli dinleseydim onu. Eskiden sadece şarkı sözlerini bilmediğimi zannederdim. Meğer karım hakkında da bilmediğim çok şey varmış. Bunca zaman boyunca dinlemedim mi acaba onu? Kafam hep memeleri arasında mıydı? -onun da duymamı engelleyebilecek boyutta memeleri var. Bu beni haklı çıkarmaz mı? Bu sefer sözleri dikkatle dinleyeceğim diye kilitlendiğim anda ispanyolca şarkı çıkmasına ne demeli? Amooor Amoooorrr ...

Omurlarımdan Stomalarıma

Resim
Umurlarımı kaybetmiş olabilirim, Bir takım dumurlarıma bağlı olarak Durumlar açık aslında Duygu işinde mütemadiyen sektörel dengesizlik Aşksızlık yıllık beklentinin çok üzerinde A şıkkını bulamayan oldum sessizce İdare ediyorum belki de Umurlarımdan arta kalanlarla yetinmeyi bilmeli Parantez içinde söylüyorum (uyandım) Ya da laf aramızda aşk uykusuna yattım Şu eski şiirlerdeki gibi kumları yaksa ya birileri… Resim:Kübra Uysal

Uzaklardasın

Resim
Rüyalarım var benim, Uyumadan görebildiğim Gözlerimi açmadan bildiğim, Dudaklarım kuruyken tattığım, Islakken uyandığım. Hayallerim var benim, Çocuk olmadan kurabildiğim, Büyüyüp de küçümsemediğim, Dokunmadan hissettiğim Dokununca bozulan. Sevdiğim var benim Adını öğrenmeden bildiğim, Hayallerimde kurduğum, Rüyalarımda büyüttüğüm Kaprislenince adı değişen. Resim: Şenay Subaşı

Ormancı

Resim
İlerlerken ormanın derinliklerinde, Her çınarın yaprağıyla tokalaşıyorum, Kimi çiçeğin iniyorum özüne, Kimiyle tokalaşıp geçiyorum öyle Bazen biriyle koklaşırken kafam çarpıyor öbürüne, Zarif bir zencefil dalı kırıyorum, belki bir iki nane Etrafa güzel bir koku yayılıyor, Kırık dallar omzumu ıslatıyor, tane tane Ya da damlalar seriliyor yerlere Bitkilerin keyif almadıklarına eminim Neyse ki nane de çok, zencefil de Gereksiz olan şeyse ıslak omuzlar konusunda gam... Resim: Kübra Uysal

Anneannemin Hikayeleri (3)

Resim
Büyücü Kadın - Bölüm 3 Kırmızı gözlerle göz göze geldiği sırada kulağının dibinde şiddetli bir at kişnemesi duymuş. Kulağında, atın nemli ve sıcak nefesini hissetmiş.  Hemen yanındaki sese dönmüş ama ses görünebilecek bir vücuda sahip değilmiş. Sesten sonra camdaki kırmızı fenerlere bakmış ama bu defa camda ne kırmızı, ne de beyaz gözler varmış. Ay ışığı kaldığı yerden odaya girmeye devam ediyormuş. Tehlike gitmiş görünse de içini kaplayan korku kalbine büyük geldiği için babasının yanına gitmek üzere yatağından kalkmış, ayağa kalkıp dikildiğinde kapıda boşlukta dalgalanan pelerini görmüş. Kırmızı gözler onun gözlerinin içine bakarken, çığlık atmaktan başka yapabileceği bir şey yokmuş. Onu da yapamamış. Gene nefesi düğümlenmiş, ses çıkmamış. Hemen arkasını dönüp, pencereye koşmuş. Oturdukları tek katlı evin penceresinden aşağıya atlamış ve koşmaya başlamış. Arkasına bile bakacak cesareti yokmuş. Çıplak ayaklarının altına batan taşlar, çalılar onu yavaşlatmıyormuş. Kahveni...

Anneannemin Hikayeleri (2)

Resim
Büyücü Kadın- Bölüm 2 Ninem eve geldiğinde annesi pek telaşlıymış. Az kalsın tokadı yiyormuş geç kaldı diye. Ninem, babası kızmasın diye akşam ezanı okunmadan eve gelirmiş. O gün eve 500metre uzaklıkta olan arkadaşından ezanın okunmasına 20dakika kala yola çıkmış. Ama eve geldiğinde ezan okunalı 1 saat olmuş. 500metreyi 80dakikada nasıl yürüyebileceğini düşünmeden, ezanı duymadım, ezan okunduktan sonra çıktım diye düşünmüş. Annesinden bin türlü özürler diledikten sonra elini yüzünü yıkamaya lavaboya giderken, annesi kolundan tutmuş kendine çekmiş. Saçlarının nerede böyle ıslandığını sormuş? Anneannem, gerçek cevabı kendisi de bilmeden oyun oynadıklarını söylemiş. Söyledikten sonra düşünmeye başlamış, öyle ya belki de oyun oynamıştı ama kiminle? Geç kaldığı için tokattan yırtmış ama ıslak saçla sokağa çıktığı için yırtamamış. Lavabo, arka bahçe kapısının girişinde sol taraftaymış. Minik lavabonun üzerinde boyutları onunla orantılı bir de ayna asılıymış.  O kendini bildi bil...

Anneannemin Hikayeleri (1)

Resim
Büyücü Kadın- Bölüm 1 Dedim ya gerginim diye, ince bir dokunuşla bütün iltihabımı tükürecek gibiyim. Dokunuş daha büyük olursa kusarım! Daha da büyük olursa ya hiç umursamam ya da ilkokuldan sonraki ilk kavgama başlarım. Ayrıca bu sefer saç çekip, ısırmayacağımı öngörüyorum. Öngörülerim iyidir benim. Tahminlerim sıra dışı görünse de genelde gerçeğe yakın çıkar. Gerçeği bilmek zaten medyumluk, falcılık ya da büyücülük gibi adlandırılıyor. Büyücülük dedim de aklıma geldi, anneannem bazı geceler bizi yanına toplar, arkası yarın olmak üzere minik hikayeler anlatırdı (Tatlıcı tombik anneannemin hikayeleri meşhurdur). Anneannemin çocukluk yıllarında, Çanakkale’nin Bakacak köyünde kimseyle görüşmeyen gizemli bir kadın varmış. Aşağı yukarı 1.50m boylarında, zayıf, çelimsiz, elmacık kemikleri çıkık, gözaltları morcaymış. Kimseyle konuşmaz, kimse de onunla konuşmazmış. Genel ihtiyaçları için markete gittiğinde bile almak istediklerini önce parmaklarıyla işaret eder, gene aynı parmaklarla...

Sorular Silsilesi

Resim
Peyniri de seviyorum. Yoğurdu da. İkisini de eşit seviyorum. Neden hep seçim yapmak zorundayız ki? İkisi birden neden aynı anda yenmiyor? Hâlbuki ikisi de rakıyla çok iyi gidiyor. Biz yarı âşık insanlar mı, seçmeyi bilmiyor? Siz de yarı âşık değil misiniz? Brüt duygular yaşayıp, paylaştırmayan kim kaldı? Kim memnun? Kim netine bakıyor? Uykum geliyor. Göz kapaklarım yanıyor mu? Gözüm mü soğumuş? Isıtmak istiyorum gözümü Omuriliğim artık dik durmak istemiyor, Omurlarım küsmüş birbirine Ayaklarım söylenmekte kara sulara… Sanırım tomurcuklar çürüyor içimde Soğuk topraktan göğe yükseleceğim derken Biri gelip şap döküyor toprağa. Tomurcukların içimde ölmesi kuşkusuz ki, Kargaların kapmasından daha onurlu bir seçenek. Daha az üzücü değil! Kargalarla pek işim olmadığını düşünüyorum Geçmişte bana sesimin güzel olduğunu söyleyip şarkı söylettiyseler o başka… Peki, bu lanet yastık nerede? Işıklar artmış. Renkler puslu, keskin köşeler yok olmu...

4

Resim
Şimdilik sen hayaletsin bir yerde, Acaba neredesin? Belki de yanımdasın,  Gözlerime bakıyorsun, Elimi tutuyorsun, Göğsüme yatıyorsun ben uyurken,  Sağa sola döndüğümde rahatsız oluyorsun, Yine de kendini kaşığa tamamlıyorsun. Tuzsuz yemeklerime tuz ekliyorsun,  Haberim yokken kötülüklerden koruyorsun Nefesimi içine çekiyorsun, Sonra bana kendi nefesini üflüyorsun... Seni nasıl gerçek yapacağım ben? Ne lazımsa bulurum! İksir, değnek, öpücük? Tek eksiğin beden mi yoksa? Onu bulabilir miyim bilmiyorum. Senin hayat bulabileceğin bir beden var mı? Öyle mükemmel bir beden görmedim ki ben Gerçi içinde sen olduktan sonra, hangi beden mükemmel değil ki? Tahta bir kuklada bile hayat bulmana razıyım şu an... Hey Peri! Çıksana ortaya! 34 Beden bir kukla rica edeceğim.

Laura -3

Resim
Senin ne güzel saçların var Ne renk anlamıyorum ama çok güzel bir renk olmalı Bazen önümden geçiyorsun ama bakış eksenimiz hiç kesişmiyor Yüzün hep karanlık.. Bazen ayaklarını fark ediyorum Yolda hareket eden ayakkabılar sadece... Tak tuk tak tuk. Ağır bir kişilik taşıyor... Bu arada ayakkabılar çok güzel, tebrik ederim Topukların da tam uygun boyda. Boyun kısa mı, uzun mu bilinmez ama bana çok uygun Kolum tam beline denk geliyor. Senin de azıcık topukların yerden kalkıyor beni öperken. Profiterol çekti mi canın? Hani özel ekmeğinin içinde sürpriz bir krema vardır ya Senin için o krema ben olmalıyım. Çikolataların arasından ulaşmalısın bana Yeterince çikolata yedikten sonra bana gel ki Hem sana fazla gelen, o şekerli tadı dengeleyeyim Hem de aklın çikolatalarda kalmasın

Martina - 2

Resim
Beynimin fon kâğıdına senin fotoğrafını yapıştırdım Hafif silik bir fotoğraf, daha çok karakalem Pek belli değil gözlerinin rengi, Burun hatların belli belirsiz hoş bir gri, Ucunda minik ham bir kiraz, Kiraz’dan da tatlı biraz Aslında özel bir ilgim yok kiraza Ama artık her kirazda burnun var Dünyamda kirazlar artık gri, Kırmızısı güzel olmaz ki.. Küçük çikolatalar var ya, Hani kekin içine kattığın Onları benim içime şimdiden kattın Kabımın içine girdim, Pişeceğim zamanı bekliyorum Ama önce gel kabartma tozu ek içime Sen ısıyı verince büyüyeyim şöyle gerile gerile Öp beni pudralarınla Kenarlarımı da gevrek bırak, Şimdi kekin ortasına kiraz koyma vakti geldi

Margriet-1

Resim
Sen yaptın beni böyle! Hiç bilmesen de neler olduğunu Neler neler oldu bana Pembe baloncuklar soktun göz bebeklerime O nasıl bir gülüş öyle? Seni bir kandırsam, Evimde kadın yapsam? Hoş olurdu herhalde Pek olmadım böyle  Zaten kaç kere çarpıldım ki? İtiraf ediyorum ilk değilsin Tamam, hadi son olmasan da olur Gözlerim açık gönderme yeter Seni karşıma alıp öyle televizyon gibi izleyebilirim Ya da çamaşır makinesiymişsin gibi Bön bön bakarım sana Nasıl bir güzelsin sen? Kokun nasıl acaba? Kesin çikolatalıdır, en bitterinden O nazik parmak uçların nasıl da üzerinde geziniyor, Çellonun tellerini öyle kıskanıyorum ki. Şarkı sonlarında bazen sarılıyorsun ya ona İşte o an bir odun kadar değerim olmadığını anlıyorum Akordunla iki kulağımın arasına delik açıyorsun Kim ne söylese anlamıyorum Bir gün gerçek olsana sen…

Bir zamanlar

Resim
Özlüyorum seni, belli belirsiz Öyle sabah akşam değil, rastgele… Gece uyanıp seni düşlüyorum, Tenin gibi değil yastığım En çok da kokunu özlüyorum Yastığım değil de bazen uykum kokuyor… Sen, sen… Seninle telefondayken kokun geldi bugün Boynundan yeni çıkmış sanki dudaklarım Buram buram boyun koktu bana Aşeren biri gibiyim sanki Ne doğururum meçhul… Düşük olmasa bari… Tenine doyamadan gidiyorum buralardan Gelir miyim, gelirim herhalde Sen gelir misin? Beklerim.. Geldiğimde tenini hatırlar mıyım? Bilmem ki.. O beni hatırlar mı? Bir müddet kokun gelecek bana O gök gürültülü gülüşün çıkacak karşıma Kahkaha atan bir koku belirecek belli belirsiz Kahkahayı bütün ciğerlerime çekeceğim Tenin gülümseme kokuyor, orası kesin Ama senin gülümsemen mi, benim mi?

Doktorella 4

Resim
Kuşkusuz ki ihtiyacım olan miktar 1mg değildi. Aşırı güç gösteren insanların vücudunda bu maddeden veya bunun gibi özel maddelerden daha yüksek miktarlarda çıkıyor olmalı. Adımlarımı ve notlarımı tekrar incelediğimde şöyle bir sonuca vardım. Son donörden çıkardığım 1mg hormon, o adam korkup altına ettikten sonra çıkmıştı. Yani hormonun vücudunu etkiledikten sonra kanda kalan kırıntıydı bu miktar. Bu kimyasalın bir kısmını korku esnasında kaslarına pompalamış olabilir. Bana da artık 1mg kalmıştır. Deneyimin kapsamını artırmak için kaslara gitmeden o kanları bulmalıyım. Hormon bezlerinin çıkışından çizgili kaslara yönelen damarların gidiş yolunu ufak bir iki ameliyatla kendi kurduğum düzene bypass edecek sistemi kurdum. Bunu ekibin en dinç görünenine yaptım. Biraz kan kaybedince hemen koyuvermeyecek biri olmalı. Kurulum tamamlandıktan sonra artık düzen şu şekilde olmuştu. Hormon bezlerinden çıkan bütün salgılar ilk çıktığı anda A kabıma, hormon bezlerinden salgılanmamış olabilecek herh...