Kayıtlar

2014 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Zombi Yeterlilik Sınavına Hazırlık Soruları

Resim
Zombilik; bir bedenin ölmesi fakat ruhun bedeni terk etmemesi ve ruhun bedeni hareket ettirmesiyle oluşur. Tarihte ilk zombiler, Afrika’da ortaya çıkmış olsa da, ilk filme alanlar Afrikalılar değildir. Son filme alanlar da Afrikalılar değildir. Aslında Afrikalılar film endüstrisinde pek zayıftır. Bütün Afrikalılar zombi olsa, zombi üzerine çektikleri film sayısı değişmezdi. Zaten Zombi olmak da kolay iş değildir. Emek ister. İnsanın içinden önce insanlığı çıkmalıdır. Duygusallığa yer yoktur. Olacağım demekle de olunmaz. Cesaret ister, yürek istemez. Son sürat giden kamyonlardan, silahlardan, selülitten, saç dökülmesinden korkulmaz. Zombilikte; sağlam kafa, sağlam vücutta hiç bulunmaz. Anlamlı kelimelere ihtiyaç yoktur, homurtular yeterlidir. Sınavlara hazırlanıyorsanız, bundan sonra hiçbir yere koşmak yok, acelecilik iptal. Ayak sürte sürte gideceksiniz. Düşünmek yok, ısırmak var. Kolumuza ateş mi ediyorlar, öbür kolumuz var. O da mı gitti, e ayaklarla yürüyoruz? Kafa bed...

Mutluluktan Boka Uçuş

Resim
İşte bedenim burada Gençliğim bir içim su Yazık olur içmezsen, Buharlaşırım bu sıcak havalarda Yükselirim bulutların arasına Benzerim irili ufaklı koyunlara Tam şimdi üzerimden bir uçak geçiyor İçinde 12 koltuk boş Biri, birinci sınıftan Oraya oturuyorum Nedense hostes şaşkın Fark etmiyor beni ama Gözlerimden öpüyor Bir mutlu oluyorum sorma 5000 feet yukarıdan geçen uçağa geçiyorum sonra Mutluluk böyle bir şey Uçak da uçak mı uçak 2 kişilik, spor uçak! Oturacak yer yok bu sefer Bir düğme: "Fırlatma Düğmesi" Acaba ne işe yarıyor? İkisi de fırlıyor Yerleşiyorum koltuktan boş kalan yere E ben uçak kullanmayı bilmem ki! Uçak gidiyor sınırlara Düşüyor sulara O sıra bir çiğ yağıyor Bense iniyor bir şemsiyenin tepesine Altında yağmurdan saklanmış simitlere Beni güzel bir kız ı sırıyor Sol üst 5 numara çürük Ama kız da güzel be usta Mideye iniyorum Ee ne olacak şimdi? Çok boktan bir hayat bu!

Biz Yaz Gecesi Rüyası

Resim
Küçük bir köstebeğim ben bu sıcak gecede Toprak 24 derece, Hissedilebilir 28 Ölüyorum sıkıntıdan Her yer çok karanlık Yüzüme azıcık ay ışığı gelse ne olur? Şöyle iliklerime işlese Ay beyazı Bu akşam Ay bir saat erken çıksa neresi eksilir? Hem Güneşin 8 saat neyine yetmiyor? Yaz aylarında koltuğundan bir türlü kalkmıyor Kalk git! Ya da in gel Ne olursan ol gel Bazen keşke yazın kış uykusuna yatsam diye düşünüyorum. Ya da Güneş yazın kış uykusuna yatsa Azıcık şekerleme yapsa ya? Ben ona masallar da anlatırım Yaz yağmurlarına bayılıyorum Güneş, sönecek diye hemen kaçıyor Hani mangal gibi yürek vardı? Gökkuşağı devriyesinden korkuyor bence Bu sıcaklarda hele ki annem hiç çekilmiyor Tırnaklarım gene tertemizmiş Kızıyor haliyle Bütün yaşıtlarımın toprak doluymuş Ayrıca tırnaklarım sivri olsun diye hiç uğraşmıyormuşum, Ellerim bebek eli gibiymiş Sanki 4 yaşındayım da! Annem gene kızdı bugün Bütün gün yatıp Gece olunca da yan gelip yatıyormuşum Bozuk g...

Nisan Yağmuru

Resim
Aşk bekleyen bir yağmur Bulutların tepesinde yoğunlaşmış İnmek için bir kıvılcım bekleyen Şimşeklerle sırıl sıklam eden Gözler kapalıyken de gösteren Uykuda resmettiren Yolda zıplattıran Adamı sırıl sıklam eden Kurulanmanın mümkün olmadığı Şemsiye satanların kaçıştığı Bütün taksilerin dolu olduğu Yağmur bu, perişan eden Şimdi kurudun sana göre Çölde yağmur yağmaz mı sanıyorsun? Hep bir bulut bulur seni Gözünde parlama olunca Bazen de aynı bulut, defalarca…

Masal'ın Rüyası

Resim
Masal rüyasında bizi görmüş, O, Zeynep’in bisikletinin sepetinde Bir bakmışlar uzakta bir çift El ele kırlarda Çayırların hemen üstünde Bulutlar ve güneşin tam altında Tulunculu bir attan inmişiz Koşmaya başlamışız Kesemizden bir kutu düşmüş Derince bir kutu İçinde pembe oyun hamuru Zeynep çok sevmiş kutuyu Bırakmış bisikleti Masal’a Masal da basmış pedala Takibe devam Bir nehirden geçmişiz Sıcacık sular, E bisiklet suya gömülmüş, İşte Masal’ın altı tam o sıra ıslanmış Ağlamak yok, yola devam Boya kalemlerinden oluşan köprüden Üzerimizi kirletmeden geçmişiz Mavi bir gökkuşağının altında Kesemizi bırakmışız İçinde gümüş boncuk da var, altın da Salıncakta sallanırken uyumuşuz Elimizden sarı çiçeklerimiz düşmüş Rüyamızda Zeynep’e ödev yok demişiz Erken kalkmak da yok Uyanmışız gökkuşağının parıltısıyla Çeşmesinde kelebek şırıltılı bir bahçeye girmişiz Hiç de Masal’ı fark etmemişiz Senin burnuna bir kelebek konmuş ...