Kayıtlar

2009 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

ithaf olunur

bakırdan bir köylüyüm ben aslında, geliden bolan ne gökdelenlerden düştüm, ne hastane gördü göbek bağım, sabandı benim gitarım, ırgattı sıfatım, ne korku kamburdur bana, ne de paryalık kadim burjuvalığımdır benliğime karşı kalkanım. yakacığındaki çiçeğe ulaşmak istiyorum o kartalın, karanlığında parladığım gecelerde..

Kızartma

Resim
Sevgiyle unlandım hazırım kızartılmaya, önümden çatallar geçerken hangisi batacak göğsümden derinlere diye bekliyorum, her zamanki gibi paslanmaz çeliğin sivri uçlarından çekeceğim kesin, her kimsen artık korkuyorum, ellerinle ye beni... Fotoğraf: Suna Aksu

Aşağısı Aşk, Yukarısı Bıyık

Kurtulmak istiyorum bu duygu kanıma girdiğinden beri kurtulmak istiyorum, kimi zaman esmer bir rüzgarla ensemden geliyor, kimi zaman kumral bir sel oluyor gözlerimde. Selin ıslaklığı kurumadan rüzgar gelince hasta oluyorum. Rüzgar gidince de ter basıyor, sel istiyorum. Sel gelince de nemleniyorum.. Sele yağmuru yağdıran buluta mı kızsam, rüzgarı üfüren buluta mı? O da sarışın bir bulut olmasın...

İz

Güçlü süpürgeler gerekiyor şu duyguyu damarlarımdan çekmek için Kin mi, pişmanlık mı bilmiyorum, belki de öfkedir size karşı.. Çektirdiniz ulan bana! E haliyle korkuyorum, korkutuyorm.. Bazı duyguları yaşamasam daha mı iyiydi? Duygular uzaktan, tek başına daha mı güzeldi? Sanırım dokunamamak, platonik olmak daha tutkuluydu. Aşk belki de ulaşmaya çalışırken, hissettiklerimdi Senin için demiyorum güzelim bu lafları, bunlar hep bir başkası için..

Yoksa

Anlattıkları mıdır hayat yaşadıkların mı? Yıllar mıdır insanı olgunlaştıran acılar mı? Çektirdiği acılar mıdır insana pişmanlık veren çektikleri mi? Gülmek midir coşku veren göz yaşlarının uzaklığı mı gözlerinden? Aradığın kişi ben miyim? yoksa sen mi?

Camcı aranıyor!

Kırık bir cam bardak taşıyorum içimde Ne çay içebiliyorum, içim yanmasından, Ne atabiliyorum kırıkların batmasından Tekrardan kumları yakacak birine ihtiyacım var Gelip beni bulur mu dersin?

Kaçış

Kefene sarılmış gibiyim Ah vücudum dar geliyor bana Şelalelerim taşıyor, akıyor yüzümden içeri Meğer ne kuvvetliymiş göğsüm Kaçıp kurtulmam lazım bu bedenden Tutsaklık ipi boynuma geçmeden

Gölgeler

Onu takip ettiğini düşündüğü gölgeler vardı ardında. Belki de onu takip eden tek gölge kendisininkiydi. Hem neden bu kadar korkuyordu ki? Bu kadar şüpheci olması normal miydi? Gece, zifire yaklaşan mertebede karanlıktı. Bu karanlıkta değil gölge, ışık bile yoktu. Boş caddenin kaldırımlarında sakin sakin yürürken, sanki yoldan katil arabalar geçecekmiş de kaldırıma çıkamayacaklarmış gibi kendini güvende hissediyordu. Ama ya onu takip eden, kuşkulandığı gölgeler kaldırıma tırmanabiliyorlarsa? Peki, o zaman ne olacaktı? Çocukluğundan beri dişçiden korkardı. Kazım amcası her seferinde ona “şimdi bitti, ” der ama hiç bitmezdi. Şimdi bittiler sürerken ağzındaki tıkırtıları hiçbir siniri beynine ulaştıramasa da östaki borusundan bütün sesler kulağına ulaşıyor ve beyni sadece dişinden çıkan seslere bir görüntü ve acı kazandırıyordu. Bu geceki gölge kuşkusu da aynı kanalla acı çekmesine neden oluyordu. Tek farkı östaki borusunun bir ucunda uyuşmuş ağızda, kerpetenlerin varlığında oluşan tükürü...

Yalnız Adam

Önce kendime gözlerden ırak bir yer seçmeliyim, sonra üzerime giz perdesi çekip bu duygulardan kurtulmalıyım. İnsan hiç istemediği bir anda, hiç olmadığı kadar yalnız kalırsa ne olur? Bunu kabullenmez, belki de ben kabullendim, ama yine de içimde dürtüler var dışarıya çıkmak için göz kapaklarımı biraz daha açmamı, konuşurken ağzımı biraz daha açmamı bekleyen. Onlar yüzünden yemek yemeğe korkar bir hale mi geldim acaba? Yoksa karanlıkta etrafa göz atmaya da mı korkuyorum? Belki korkarken bile daha çok korkuyorum, göz uyumumun sonuçlarından. Her şey ben boş boş otururken onun birden karşıma çıkmasıyla oluverdi. Yapabileceğim hiçbir şey yoktu. Zaten kötü şeyler hiç beklemediğin anda aniden gelip arkadan soğuk bıçağını, omurilik soğanına değil de, midene saplamaz mı? Bizi süründürmez mi? Öylece oturuyordum bilgisayar karşısında, gözlerimi dikmiş bir şeyler yazmaya çalışıyordum. Yalınlıktan uzaklaşmamaya çalışırken aniden yalnızlığın odama girdiğini hissettim. Odada yalnızdım ama o da yalnı...