Önce kendime gözlerden ırak bir yer seçmeliyim, sonra üzerime giz perdesi çekip bu duygulardan kurtulmalıyım. İnsan hiç istemediği bir anda, hiç olmadığı kadar yalnız kalırsa ne olur? Bunu kabullenmez, belki de ben kabullendim, ama yine de içimde dürtüler var dışarıya çıkmak için göz kapaklarımı biraz daha açmamı, konuşurken ağzımı biraz daha açmamı bekleyen. Onlar yüzünden yemek yemeğe korkar bir hale mi geldim acaba? Yoksa karanlıkta etrafa göz atmaya da mı korkuyorum? Belki korkarken bile daha çok korkuyorum, göz uyumumun sonuçlarından. Her şey ben boş boş otururken onun birden karşıma çıkmasıyla oluverdi. Yapabileceğim hiçbir şey yoktu. Zaten kötü şeyler hiç beklemediğin anda aniden gelip arkadan soğuk bıçağını, omurilik soğanına değil de, midene saplamaz mı? Bizi süründürmez mi? Öylece oturuyordum bilgisayar karşısında, gözlerimi dikmiş bir şeyler yazmaya çalışıyordum. Yalınlıktan uzaklaşmamaya çalışırken aniden yalnızlığın odama girdiğini hissettim. Odada yalnızdım ama o da yalnı...