Gözümü açtığımda önümde kapalı bir fermuarın arka tarafını gördüm. Kendimi benim ufaklık gibi hissettim. Onu dışarı salmadığımda ne kadar sıkılıyor olmalı diye düşündüm. Fermuarı açmadan ayağa kalktım. Kalktığım masada içi dolu bir poşet vardı. Morgdu burası. Gözlerim kapandı. Tekrar gözlerimi açtım. Etraf bembeyazdı. Filmlerdeki bulutlu cennet tanımına uyan bir yerdeydim. Uzaktan bir fısıltı duymaya başladım. Karımın sesiydi… Karım dua ediyordu… “Sevgili tanrım, Sen kocamın günahlarını affet. Ona orada iyi bak. Eğer kadınsan onun sana iyi bakacağına, anlaşacağınıza eminim hatta sana inanmaya başlaması an meselesi ama erkeksen lütfen biraz tevazu göster, oraları karıştırılabilir. Biliyorum birçok insan onun kendilerini üzdüğünü düşünüyor, hatta tahmin ediyorum ki zinanın türlü türlüsünü yapmıştır ama hep iyi yalan söylemiştir, hiç çaktırmamıştır. Günahlarını da kimseye çaktırmadan yaptığına eminim. Ortada onu suçlayan olmadığına eminim. Aslında o, oldukça da iyi bir adamdır… Öyle iy...