Sadakatsiz Adamın Suç Defteri-11

Gözümü açtığımda önümde kapalı bir fermuarın arka tarafını gördüm. Kendimi benim ufaklık gibi hissettim. Onu dışarı salmadığımda ne kadar sıkılıyor olmalı diye düşündüm. Fermuarı açmadan ayağa kalktım. Kalktığım masada içi dolu bir poşet vardı. Morgdu burası. Gözlerim kapandı.
Tekrar gözlerimi açtım. Etraf bembeyazdı. Filmlerdeki bulutlu cennet tanımına uyan bir yerdeydim. Uzaktan bir fısıltı duymaya başladım. Karımın sesiydi… Karım dua ediyordu…
“Sevgili tanrım,
Sen kocamın günahlarını affet. Ona orada iyi bak. Eğer kadınsan onun sana iyi bakacağına, anlaşacağınıza eminim hatta sana inanmaya başlaması an meselesi ama erkeksen lütfen biraz tevazu göster, oraları karıştırılabilir. Biliyorum birçok insan onun kendilerini üzdüğünü düşünüyor, hatta tahmin ediyorum ki zinanın türlü türlüsünü yapmıştır ama hep iyi yalan söylemiştir, hiç çaktırmamıştır. Günahlarını da kimseye çaktırmadan yaptığına eminim. Ortada onu suçlayan olmadığına eminim. Aslında o, oldukça da iyi bir adamdır… Öyle iyilik yaptığı olmuştur… İlla ki yapmıştır… Ben bilmesem bile bilen birileri vardır. Eğer sevap sayılırsa son zamanlarda beni gerçekten sevdiğine eminim. Ben şahidim buna. Mutsuz bir kadına hayatının mutluluğunu verip, çökmekte olan bir evliliği kurtarmak büyük bir sevap değil midir?
Lütfen sen onu cennetine al. Orada ilk zamanlarda beni hep seveceğine eminim. Yukarıda zaman kavramı var mı bilmiyorum ama gene de bir ömür beni severek geçireceğini düşünmüyorum. Bir müddet sonra orada sıkılıp hurilere sarkıntılık etmeye başlayacaktır… İşte tam o zaman onu şimşeklerinle çarpmalısın! Ya da çarpma bırak oyalansın onlarla. Ben gelene kadar takılsın. Ama ciddileşmesine izin verme! Ciddileştikçe şimşekle onu! Onun hala bir karısı var… Karısı burada. Gördün mü bak buradayım. Arada onu aşağı gönder, ben duştayken beni izlemeyi seviyor. Ama bu seçimi sakın ona bırakma, ona kalsa o edepsiz banyoma kamera koyar yukardan arkadaşlarıyla izler. Benimkilere yaptıklarını anlatır orada.
Seviyorum ben kocamı. Evet, o hala benim kocam. Tam da her şey değişmişken, düzelmişken, nereden çıkardın ki o kamyonu?! Güvenlik kameraları kocamı suçlu gösteriyormuş. Yolun ortasına öylece etrafına bakmadan atlamışmış. İntihar gibi… Niye intihar etsin ki? Kocam gibi dış görünüşüne önem veren biri, bütün vücut kemiklerinin parçalanacağı, yüzünün tanınmaz hale geleceği bir ölüm şekli seçer mi hiç? Ne yani kontenjan mı eksikti yukarıda? Yoksa burada mı fazlaydı? Orada adama ihtiyaç varsa sokaktaki evsizleri neden almıyorsun tanrı aşkına?
Sevgili kocam,
Eğer beni duyuyorsan bil ki yakında bu toprağın altında, senin yanında çürümeye başlayacağım. Hatta bu acıyla belki senden önce çürürüm. Seni nereye gönderdilerse bana bir işaret gönder, ben de o tarafa meyilli bir ölüm düşüneyim. İntihar edebilirim, şehit olabilirim, senin yanına gelmek için ben her bir şey olurum. Sen şimdi hurilerin tadını çıkar. Yakında kıskançlıklarımla yanında olacağım…”
Canım karım ya beni nasıl da seviyor… Ben de onu öyle seviyorum ama önce biraz huriler…

SON

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Zamanın Ucunda

Arabalarım ve Hurdalarım

Martin