Unutuldun Haberin Yok
Yenir onlar be..
Çocukluğumdan beri en sevdiğim tatlı onlardır -ki o zamanlar az çok ergenliği devirmiştim, telefonda sesim babamınkiyle karıştırılmaya başlanmıştı. Lise dönemlerimde gördüm onları. İlk görüşten sonra uzun bir süre gözlerim dış dünyaya kapandı. Sadece senin gözlerine netlenmiş dar açılı bir lens vardı artık göz kapaklarıma mesnetlenmiş. Ben sürekli deklanşör sesi duyuyordum ama sen!! Eşek sıpası seni! Ne deklanşörler, ne flaş ışıkları dikkatini çekmiyordu. Bazen yoluna çıkıyordum, engeller gibi, umursamazca yanımdan geçiyordun, bazen uzaktan sesleniyordum, sesime sağırdın.
Bir gün bana da dolunay göründü - bir gün dediğim 6ay sonra- çıkardım dişlerimi etrafında dolaşmaya başladım. E arkadaşların da yardımı dokunmadı değil. Tattım.. O ne güzel bir kan kokusuydu öyle. Artık o bal alt dudak şuracıktaydı, üst buracıkta. O kestane şekeri omuz, yastığımın altındaydı- onu yemeyip geceye saklıyordum. Mutluluk benim için ekmek-tuz olmuştu. Tam duygularımızın kusursuzlaştığı zamanda öss denen illet dokundu hayatımıza. Bana dedi ki Sen otur bu şehirde, şu okula git gel. Sana ne dese beğenirim? Babanın zoruyla Sidney bilmem ne üniversitesi.. Oldu mu şimdi? Senin uçağın yükselirken benim yıldızlarımın hepsini kovdu gökten. Teker teker kaydı hepsi, dileklerime küfür ederek. 2yıl gökte bana yıldız yoktu,mevsimler boyunca ay kapkaraydı. Ne geceler yastığımda kuru yer aradım.. Sonra teker teker yıldızlar belirdi, arada ay görünmeye başladı. Çocukluk hayali mi kaldı artık? Çocukluk kalmadı ki.. Hıh.. Çevremde ne güzel kızlar varmış, hepsi de üniversiteli. Ayrıca aynı ülkede ve aynı şehirde yaşıyoruz. Konuştuklarım hep yanında olacağım diye sözler veriyorlar. Bir de kendine bak! Artık seni hiç hatırlamıyorum!
-Pardon isim neydi?
-Ha kusura bakmayın, çıkaramadım.
Göründüğü üzere artık beynimden çıkarılmış bir hatırasınız, ha bazı şeyler hatırlıyorum sizin hakkınızda ama öyle eser miktarda.. Ha bu arada unutmadan tanıştırayım -Zeynep; kız arkadaşım. Birbirimizi çok seviyoruz. Öyle böyle değil aşık maşuk gibiyiz. Geçen bana şiir bile yazdı. İstanbul'da oturduğunu söylemiş miydim?
Aaa dayanamayacağım!
-Çokomel yanaklım nolur dön bana, tatlı komasına sok beni!
Çocukluğumdan beri en sevdiğim tatlı onlardır -ki o zamanlar az çok ergenliği devirmiştim, telefonda sesim babamınkiyle karıştırılmaya başlanmıştı. Lise dönemlerimde gördüm onları. İlk görüşten sonra uzun bir süre gözlerim dış dünyaya kapandı. Sadece senin gözlerine netlenmiş dar açılı bir lens vardı artık göz kapaklarıma mesnetlenmiş. Ben sürekli deklanşör sesi duyuyordum ama sen!! Eşek sıpası seni! Ne deklanşörler, ne flaş ışıkları dikkatini çekmiyordu. Bazen yoluna çıkıyordum, engeller gibi, umursamazca yanımdan geçiyordun, bazen uzaktan sesleniyordum, sesime sağırdın.
Bir gün bana da dolunay göründü - bir gün dediğim 6ay sonra- çıkardım dişlerimi etrafında dolaşmaya başladım. E arkadaşların da yardımı dokunmadı değil. Tattım.. O ne güzel bir kan kokusuydu öyle. Artık o bal alt dudak şuracıktaydı, üst buracıkta. O kestane şekeri omuz, yastığımın altındaydı- onu yemeyip geceye saklıyordum. Mutluluk benim için ekmek-tuz olmuştu. Tam duygularımızın kusursuzlaştığı zamanda öss denen illet dokundu hayatımıza. Bana dedi ki Sen otur bu şehirde, şu okula git gel. Sana ne dese beğenirim? Babanın zoruyla Sidney bilmem ne üniversitesi.. Oldu mu şimdi? Senin uçağın yükselirken benim yıldızlarımın hepsini kovdu gökten. Teker teker kaydı hepsi, dileklerime küfür ederek. 2yıl gökte bana yıldız yoktu,mevsimler boyunca ay kapkaraydı. Ne geceler yastığımda kuru yer aradım.. Sonra teker teker yıldızlar belirdi, arada ay görünmeye başladı. Çocukluk hayali mi kaldı artık? Çocukluk kalmadı ki.. Hıh.. Çevremde ne güzel kızlar varmış, hepsi de üniversiteli. Ayrıca aynı ülkede ve aynı şehirde yaşıyoruz. Konuştuklarım hep yanında olacağım diye sözler veriyorlar. Bir de kendine bak! Artık seni hiç hatırlamıyorum!
-Pardon isim neydi?
-Ha kusura bakmayın, çıkaramadım.
Göründüğü üzere artık beynimden çıkarılmış bir hatırasınız, ha bazı şeyler hatırlıyorum sizin hakkınızda ama öyle eser miktarda.. Ha bu arada unutmadan tanıştırayım -Zeynep; kız arkadaşım. Birbirimizi çok seviyoruz. Öyle böyle değil aşık maşuk gibiyiz. Geçen bana şiir bile yazdı. İstanbul'da oturduğunu söylemiş miydim?
Aaa dayanamayacağım!
-Çokomel yanaklım nolur dön bana, tatlı komasına sok beni!
Yorumlar