Sena
Bölüm 1
Büyük Aşk
Ağzıma attığım an, tükürüğümle çözülmeye başladı. Ekşiymiş biraz ama tadı fena değil. Hemen eridi, kayboldu. Biraz daha büyük bir parça alıp hemen tekrar deniyorum. Hoop bu da eridi yok oldu. Hoşuma gitmeye başladı aslında ama tekrar dolması için beklemem gerekecek sanırım. Keşke nezle olsaydım o zaman dolmasını hiç beklemezdim, gerçi o zaman da kıvamı daha akışkan oluyor. Neyse annem bana bunun için de kızmadan kurtulmalıyım bu huyumdan. Gerçi annemin bana kızmadığı konu yok ki. Geçen de Nebahat teyzenin bakkaldan aldırdığı yoğurdun tadına baktım diye kızdı, ne var ki bunda? Yaşım 37 olmuş hala ne yiyip, ne yemeyeceğime karışıyor. İnsan biraz kızına güvenir. Geçen de Bob Marley gibi duran saçlarıma takmış kafayı, anne böyle seviyorum diyorum dinlemiyor. Yıkayacakmışım onları, bilmiyor ki yaktım onları ben. Evet yaktım. İnternette araştırdım okudum, rasta yapmak için mum damlatıp yakılıyormuş uçları. Google'n söylemek istediğimi tahmin ettiği sitelerden birinde üzerine bolca krema koymam da tavsiye ediliyor ama ben pek anlam veremedim, saçım siyah benim, güzel durmaz ki!
Annem dedemin küçük kardeşiyle evlendirilmiş. Annemin söylediğine göre bundan dolayı tuhaf bir hastalığım varmış, ki bence çok normalim. Böyle neyin doğru neyin yanlış olduğunu beynim ayırt edemiyormuş, hormonlarımdaki dengesizlik de almış başını gitmiş, bedenim bir erkek gibi kuvvetliymiş. Ama beynim 5yaşından sonra pek az gelişmiş. Akranlarıma göre âdet görmekte 25yıl falan geç kaldım. İlk âdet gördüğümde(ikinciyi 2 hafta sonra göreceğimi tahmin ediyorum) sokakta Nermin ve Neriman’la ip atlıyorduk. Onlar ne güzel rahat rahat etekleriyle oynuyorlardı bense bacaklarımdaki kıllar yüzünden etek giyemiyor, kot pantolonla oynamak zorunda kalıyordum. Birden Nermin durdu, o orospu kardeşinin kulağına gülerek bir şey söyledi, sonra ikisi birden gülmeye başladı. "Çişli Senaaaa, çişli Senaaa" diye bağırıp, sokağın ortasında rezil ettiler beni, eve koşarken, “ben işemedim” diye bağırarak ağlıyordum. Eve geldim, anneme sarıldım, bir güzel şikâyet ettim o cadaloz kardeşleri, annem de başımı okşadı, onları annelerine şikayet edeceğini söyledi. İçim rahatladı. Anneleri çocukluk arkadaşım Nergis, o da çocukken kaç kere işiyordu bir bilseler! Ama söylemedim, annelerini çişli bilmesinler istedim, hem anneler işemez ki.. Ayrıca ben de 1 yıldır geceleri altıma kaçırmıyorum. Sümüklü aile işte noolcak! (Nevzat hariç).
Her sabah babamla traş olduktan sonra evi bir güzel temizlerim, bir güzel rahatlarım. Aşırı bir enerji birikmem oluyormuş, çok hareket etmezsem, yerimde oturamıyorum. Gerçi yerimde oturamazken de hareket ediyorum ki? Kafam karıştı, bunu anneme söylemeliyim.
Bu Nevzat denen çocuğu ilkokula başladığı günden beri tanırım, şimdi ortaokula gidiyor. Erkek arkadaşlarına mememi göstereceğimi söyleyip onun hakkında istihbarat topluyorum. Sınıfın en çalışkan öğrencisiymiş. İleride Rusya’ya gidip kozmonot olmak istiyormuş. Ama o Rusya’ya giderse ben çok üzülürüm. Ona da mememi göstersem acaba gitmekten vazgeçer mi?...
Bir keresinde ona mektup yazmıştım-o mektubu ona ulaştırması için Cemal’e iki mememi aynı anda gösterdim- salak kafam işte, keşke ödemenin tekini önce, kalanını iş bitiminde gösterseydim. Mektubu benim gönderdiğimi söylemiş eşek oğlu eşek. Söylerken de Sena abla gönderdi demiş. Abla kim? Ben Nevzat’ıma; Sena'yım! Hatta Sena'cım da diyebilir. Ona istediği zaman mememi gösterebilirim. Tabi önce elimi tutmak için annemden izin alması gerekir.
Nebahat yosması bir keresinde beni, sokakta komşu çocuklarına bana lolipop alsın diye mememi gösterirken yakaladı, anneme söyledi hemen. Annem çok kızdı. "ama anne onların da memesi var, benim param olsa ben de onların memelerini görmek için onlara lolipop veririm ne var ki bunda?" dedim. Annem bir güzel terliğinin altındaki Muya yazısı etlerimin üzerinde çıkana kadar dövdü beni. O günden sonra pek meme göstermemeye başladım. Kıskanç Nermin fiyatını artırmak için göstermediğimi söylese de, o tahta memeli kızın benimkiler karşısında hiç şansı yok.
Dün annemden bana türk kahvesinin nasıl yapıldığını öğretmesini istedim. "Kızım sen daha küçüksün, sanki seni istemeye gelecekler, otur şöyle ben yapayım da birlikte içelim" dedi. Keşke annemi, bana abla diyen o pezevenk Cemal de duysaydı.
Dün Nevzat’ın annesi sidikligillerden Nergis ona yeni gömlek almış. Ay gibi parlıyordu yakışıklım. Gömleğinin tek tarafı dışarı çıkmış, kravatı boynunda tam erkek gibi duruyordu. Mahallenin bütün kızları hasta ona biliyorum. O da beni seviyor olmalı. Yoksa niye bizim camın altından geçerken ıslık çalarak geçsin? Bana çalmayacak da alt katta oturan memesiz İlknur’a mı ıslık çalacak? Hem o daha küçücük, hem de Nevzat abisinden 9ay küçük! Ama çok ısrar ederse Nevzat’la onu evlat edinebiliriz. Aa bak sen şu işe İlknur da cama çıktı, Nevzat da onu görünce ayıp olmasın diye konuşuyor herhalde, çok terbiyeli çocuk vallahi, herkese selam verip, hal hatır soruyor. Göz ucuyla da bana bakıyor galiba. Ay valla sular seller gibi aşık bu çocuk. Yüz vermesem mi acaba? N’oluyor orada ya? Bu İlknur cep telefonunu veriyor, Nevzat’ıma. Ay yok artık, kızı kırmamak için numarasını kaydeder gibi yaptı. Çok temiz çocuk ama bu böyle gitmez ki. Mahallede abaza kız çoook. Bir şey yapıp kurtarmam lazım Nevzat’ı ellerinden. Heh buldum. Nevzat’ı kaçıracağım!..
Büyük Aşk
Ağzıma attığım an, tükürüğümle çözülmeye başladı. Ekşiymiş biraz ama tadı fena değil. Hemen eridi, kayboldu. Biraz daha büyük bir parça alıp hemen tekrar deniyorum. Hoop bu da eridi yok oldu. Hoşuma gitmeye başladı aslında ama tekrar dolması için beklemem gerekecek sanırım. Keşke nezle olsaydım o zaman dolmasını hiç beklemezdim, gerçi o zaman da kıvamı daha akışkan oluyor. Neyse annem bana bunun için de kızmadan kurtulmalıyım bu huyumdan. Gerçi annemin bana kızmadığı konu yok ki. Geçen de Nebahat teyzenin bakkaldan aldırdığı yoğurdun tadına baktım diye kızdı, ne var ki bunda? Yaşım 37 olmuş hala ne yiyip, ne yemeyeceğime karışıyor. İnsan biraz kızına güvenir. Geçen de Bob Marley gibi duran saçlarıma takmış kafayı, anne böyle seviyorum diyorum dinlemiyor. Yıkayacakmışım onları, bilmiyor ki yaktım onları ben. Evet yaktım. İnternette araştırdım okudum, rasta yapmak için mum damlatıp yakılıyormuş uçları. Google'n söylemek istediğimi tahmin ettiği sitelerden birinde üzerine bolca krema koymam da tavsiye ediliyor ama ben pek anlam veremedim, saçım siyah benim, güzel durmaz ki!
Annem dedemin küçük kardeşiyle evlendirilmiş. Annemin söylediğine göre bundan dolayı tuhaf bir hastalığım varmış, ki bence çok normalim. Böyle neyin doğru neyin yanlış olduğunu beynim ayırt edemiyormuş, hormonlarımdaki dengesizlik de almış başını gitmiş, bedenim bir erkek gibi kuvvetliymiş. Ama beynim 5yaşından sonra pek az gelişmiş. Akranlarıma göre âdet görmekte 25yıl falan geç kaldım. İlk âdet gördüğümde(ikinciyi 2 hafta sonra göreceğimi tahmin ediyorum) sokakta Nermin ve Neriman’la ip atlıyorduk. Onlar ne güzel rahat rahat etekleriyle oynuyorlardı bense bacaklarımdaki kıllar yüzünden etek giyemiyor, kot pantolonla oynamak zorunda kalıyordum. Birden Nermin durdu, o orospu kardeşinin kulağına gülerek bir şey söyledi, sonra ikisi birden gülmeye başladı. "Çişli Senaaaa, çişli Senaaa" diye bağırıp, sokağın ortasında rezil ettiler beni, eve koşarken, “ben işemedim” diye bağırarak ağlıyordum. Eve geldim, anneme sarıldım, bir güzel şikâyet ettim o cadaloz kardeşleri, annem de başımı okşadı, onları annelerine şikayet edeceğini söyledi. İçim rahatladı. Anneleri çocukluk arkadaşım Nergis, o da çocukken kaç kere işiyordu bir bilseler! Ama söylemedim, annelerini çişli bilmesinler istedim, hem anneler işemez ki.. Ayrıca ben de 1 yıldır geceleri altıma kaçırmıyorum. Sümüklü aile işte noolcak! (Nevzat hariç).
Her sabah babamla traş olduktan sonra evi bir güzel temizlerim, bir güzel rahatlarım. Aşırı bir enerji birikmem oluyormuş, çok hareket etmezsem, yerimde oturamıyorum. Gerçi yerimde oturamazken de hareket ediyorum ki? Kafam karıştı, bunu anneme söylemeliyim.
Bu Nevzat denen çocuğu ilkokula başladığı günden beri tanırım, şimdi ortaokula gidiyor. Erkek arkadaşlarına mememi göstereceğimi söyleyip onun hakkında istihbarat topluyorum. Sınıfın en çalışkan öğrencisiymiş. İleride Rusya’ya gidip kozmonot olmak istiyormuş. Ama o Rusya’ya giderse ben çok üzülürüm. Ona da mememi göstersem acaba gitmekten vazgeçer mi?...
Bir keresinde ona mektup yazmıştım-o mektubu ona ulaştırması için Cemal’e iki mememi aynı anda gösterdim- salak kafam işte, keşke ödemenin tekini önce, kalanını iş bitiminde gösterseydim. Mektubu benim gönderdiğimi söylemiş eşek oğlu eşek. Söylerken de Sena abla gönderdi demiş. Abla kim? Ben Nevzat’ıma; Sena'yım! Hatta Sena'cım da diyebilir. Ona istediği zaman mememi gösterebilirim. Tabi önce elimi tutmak için annemden izin alması gerekir.
Nebahat yosması bir keresinde beni, sokakta komşu çocuklarına bana lolipop alsın diye mememi gösterirken yakaladı, anneme söyledi hemen. Annem çok kızdı. "ama anne onların da memesi var, benim param olsa ben de onların memelerini görmek için onlara lolipop veririm ne var ki bunda?" dedim. Annem bir güzel terliğinin altındaki Muya yazısı etlerimin üzerinde çıkana kadar dövdü beni. O günden sonra pek meme göstermemeye başladım. Kıskanç Nermin fiyatını artırmak için göstermediğimi söylese de, o tahta memeli kızın benimkiler karşısında hiç şansı yok.
Dün annemden bana türk kahvesinin nasıl yapıldığını öğretmesini istedim. "Kızım sen daha küçüksün, sanki seni istemeye gelecekler, otur şöyle ben yapayım da birlikte içelim" dedi. Keşke annemi, bana abla diyen o pezevenk Cemal de duysaydı.
Dün Nevzat’ın annesi sidikligillerden Nergis ona yeni gömlek almış. Ay gibi parlıyordu yakışıklım. Gömleğinin tek tarafı dışarı çıkmış, kravatı boynunda tam erkek gibi duruyordu. Mahallenin bütün kızları hasta ona biliyorum. O da beni seviyor olmalı. Yoksa niye bizim camın altından geçerken ıslık çalarak geçsin? Bana çalmayacak da alt katta oturan memesiz İlknur’a mı ıslık çalacak? Hem o daha küçücük, hem de Nevzat abisinden 9ay küçük! Ama çok ısrar ederse Nevzat’la onu evlat edinebiliriz. Aa bak sen şu işe İlknur da cama çıktı, Nevzat da onu görünce ayıp olmasın diye konuşuyor herhalde, çok terbiyeli çocuk vallahi, herkese selam verip, hal hatır soruyor. Göz ucuyla da bana bakıyor galiba. Ay valla sular seller gibi aşık bu çocuk. Yüz vermesem mi acaba? N’oluyor orada ya? Bu İlknur cep telefonunu veriyor, Nevzat’ıma. Ay yok artık, kızı kırmamak için numarasını kaydeder gibi yaptı. Çok temiz çocuk ama bu böyle gitmez ki. Mahallede abaza kız çoook. Bir şey yapıp kurtarmam lazım Nevzat’ı ellerinden. Heh buldum. Nevzat’ı kaçıracağım!..
Yorumlar