Sorular Silsilesi
Peyniri de seviyorum. Yoğurdu da.
İkisini de eşit seviyorum.
Neden hep seçim yapmak zorundayız ki?
İkisi birden neden aynı anda yenmiyor?
Hâlbuki ikisi de rakıyla çok iyi gidiyor.
Biz yarı âşık insanlar mı, seçmeyi bilmiyor?
Siz de yarı âşık değil misiniz?
Brüt duygular yaşayıp, paylaştırmayan kim kaldı?
Kim memnun? Kim netine bakıyor?
Uykum geliyor. Göz kapaklarım yanıyor mu?
Gözüm mü soğumuş?
Isıtmak istiyorum gözümü
Omuriliğim artık dik durmak istemiyor,
Omurlarım küsmüş birbirine
Ayaklarım söylenmekte kara sulara…
Sanırım tomurcuklar çürüyor içimde
Soğuk topraktan göğe yükseleceğim derken
Biri gelip şap döküyor toprağa.
Tomurcukların içimde ölmesi kuşkusuz ki,
Kargaların kapmasından daha onurlu bir seçenek.
Daha az üzücü değil!
Kargalarla pek işim olmadığını düşünüyorum
Geçmişte bana sesimin güzel olduğunu söyleyip şarkı
söylettiyseler o başka…
Peki, bu lanet yastık nerede?
Işıklar artmış. Renkler puslu, keskin köşeler yok olmuş.
Çay bitmiş ama soğuk eve sıcak dem kokusu hala yayılıyor.
Burnum belli ki uyumaya niyetli değil.
Telefonumun şarjı dip seviyelerde, sabaha çıkar mı
bilinmez… Zaten kimin garantisi var ki?
Kör kütük, sarhoşça yuvarlanıp gidiyoruz.
Pek azımız yoldaki taşlardan sıçrıyor, göğüs
geremeyenlerin bir yarısı hala o taşların yanında.
Özgür olamıyoruz. Zihnimizi, ufkumuzu açmak lazım.
Tabi açmak ne demek? Ona da tanım lazım.
Sol gözüm uyudu galiba, sağ da birazdan üstüne kapağını çeker.
Zihnimi kapatırken, sizi seviyorum. Açtığımda da seviyor
olacağım.
Hayatı seviyorum. En azından gayret göstermeli,
önyargılara önyargılı olmalı.
Tekrar tekrar deneyip, yeni şanslar üretmeli.
Toprak kokusunu duyunca çiçekleri düşünmeli.
İyi geceler sarıpapatyalarım.

Yorumlar