Bir Kadının Aşk Güncesi - 3

3.Bölüm


Yandan bakınca kafamın görünmeyeceği yumuşaklıkta ve büyüklükte olan yastığımdan kafamı kaldırmam için gereken çağrı tabi ki horozumun sesiydi. Her sabah onun sesi ve dokunuşlarıyla uyanmaya çok alıştım. Horoz, 3 yaşında bir İrlanda Terrieri. 77 metrekare boyutundaki boğaz köprüsü direği manzaralı, 2 odalı dairemi birlikte paylaşıyoruz. O yatak odasında, ben salonda uyuyorum. Erkek olmasaydı, aynı odada uyuyabilirdik ama prensip olarak evlenmeden önce erkeklerle yatmıyorum ( dermişim).
Her gün mutlaka horozu dışarıya çıkarırım. Genelde sabahları birlikte koşarız. Evin önünden, sahil boyunca koşmaya başlar, yaklaşık 20dakika koşup, evden 3km uzaklıktaki, bankta soluklanırız. Geçen 20 dakikada beni terletmeye yeter ve denizden gelen rüzgar da terimi hemen soğutup, beni hasta etmek için elinden geleni yapar. Ne mutlu ki tüylü dostum bu durumda yardımıma yetişir. Biz dinlenirken, kucağıma çıkar. Sıcak gövdesiyle bana sarılarak, hem beni sıcak tutar, hem de günlük oynaşmalarımızı gerçekleştiririz. Ne yalan söyleyeyim, insanın soğumak isteyen vücudunun üzerinde sıcak oynaşan bir canlı olması, köpek de olsa tahrik edici. Sıcak günlerde terlerimi yaladığı bile olmuştur. Tabi bu hareketin beni kuruttuğunu söylemek doğru olmaz. Horoz ne kadar düşünceli, çekici ve sadık bir erkek de olsa, sonuçta bir köpek. Ve benimle bu kadar oynaşması hep, çirkin insanlara yaramıştır. Beni köpeğim azdırır ve benim seçim toleransım bir iki seviye aşağıya çekilir. Köpeğimi her gün dışarı çıkarmam da bu şekilde bir hayat sürmeme neden oluyor. Demem o ki, köpeğim yüzünden akbil geçen hayat kadını gibi bir hayat sürüyorum. Köpeğim bunu bilse anında intihar ederdi. Köpeğimi suçlayamayacak kadar çok seviyorum. Şu dünyada cinsellikten bağımsız en sevdiğim erkek o.
Sabah uyandığımda geceden fark etmediğim posta kutumu fark ettim. İçerisinde beni bekleyen bol faizi birikmiş, aylardır asgari ödemelerle kullanımda kalmaya direnen, kredi kartı ekstrelerim vardı. Ekstrelerdeki son toplamların toplamı ortalama aylığımın 5katından biraz fazla. Bu da demek oluyor ki, bu ay sadece asgari tutarları bile ödeyemiyorum. Bir tanesini feda etmeli. Taksit seçenekleri en az olana, gelirimden en az payı ayırdım. Ekstremi oluşturan kalemler arasında aslan payını, her akşam lüks mekanlardan çıkmamanın karşılığı olan pahalı ayakkabılar, elbiseler ve gece yarısı kuşağındaki atraksiyonlara girmenin karşılığı pahalı iç çamaşırları oluşturuyor. Para kazanmak için başka bir şeyler yapmam şart artık!
Ofise geldim, devamlı müşterilerimden Rauf bey, geldiğimde kapıda beni bekliyordu. Rauf bey 60lı yaşlarda, oldukça efendi, bir o kadar da zeki, karizmatik uzun boylu bir adam. Gençliğinde çok canlar yaktığı belli bir iş adamı. Havadan sudan bahsedip, politikacılara küfür ettikten sonra sabah kahvelerimizi bin bir iltifatta geçip, ıslak baklayı gördüm sonunda. İngiltere’den gelecek misafirleriyle ilgilenmemi istiyordu. Bunun için teklif ettiği bedel 30günde kazandığım paraya denk. “Ne yani sadece onlarla yemek yemem için mi bu parayı vereceksiniz?”, tabi ki öyle değilmiş. Genel amaç, gönül hoşluğunu sağlamakmış. Arkamdan ileri geri konuşulduğunu zaten tahmin ediyordum, ediyordum etmesine de en fazla hafif meşrep diyorlar diye düşünüyordum. Meğer orospu yapmışlar beni haberim yokmuş. E kabahat horozda değil tabi. Soğukkanlı yapımı koruyarak Rauf beyi kapıya kadar işaret parmağım ile uğurladım. Tek kelime etmedim. Hangi parmağımı kullandığımın önemi yok, tek parmak cevabım uygun oldu kanımca. Sakinleşmem gerekiyordu. Ve tabi ki en iyi anti deprasan ilacımdan almak üzere İstinye Park’ın yolunu tuttum. Wings Black, Miles &Smiles, American Express, Platinum kartlarımın limitleri çoktan dolmuş. Ya aldıklarımın yarısını bırakacağım (ki bu anti-anti deprasan etkisi yaratacak bir durum) ya da hiç almayacağım. Aldıklarımı teker teker ödemeyi deneyerek, kartlarımdan alabileceğim maksimum faydayı sağlamaya çalışıyordum. Sonunda bir ayakkabı bile alamadan 4 parça seri sonu bluzla çıktım. Alışverişe başladığımdan daha öfkeli olduğum bir hale geldim. Posta kutumda 2 zarf daha buldum. İlki evime borçlarımdan ötürü haciz geleceğine dair bir tebligattı. İkincisinin üzerinde ise pul yoktu. Açtım, içinden kısa ve öz bir mektup çıktı.

“İşin ucunda büyük bir ihale var. Lütfen teklifimi kabul et, ücreti iki katına çıkardım. Rauf”

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Zamanın Ucunda

Arabalarım ve Hurdalarım

Martin