Sadakatsiz Adamın Suç Defteri -7
İçeri girerken sırtıma dayadığım çiçekleri göğsüme dayadım. Önümdeki
demetten bir tane küçük papatya seçip onu patronumun karısına verdim ve
elimdeki demeti dünyanın 9.harikasıymış gibi (8.si benim ufaklık) karıma
sundum. Kadınların ikisini de mutlu etmiştim. Aynı zamanda ikisi de şaşırmıştı.
Çünkü karıma hiç çiçek almamıştım. Birlikte gördüğümüz en son çiçek evlenirken
elinde tuttuğu çiçekti. Aynı şekilde
patronun gizemli karısına da verdiğim ilk çiçekti. Aslında yanlarında kalıp
sohbete katılmak istediğimi ama çok yorgun olduğumu ve yarınki işler için biraz
hazırlık yapmam gerektiğini söyledim. Eğer kalırsam yaratacağım yalan
çakışmalarından korkuyordum. Karım en azından yemek için kendilerine katılmam
gerektiğini söyledi, ben de reddedemedim.
25dakika sonra duştan çıkmış, hafif saçları nemli, vücuduna
yapışan tişört giyen biri olarak yanlarına gittim. İlk sorum siz nasıl bir
araya geldiniz oldu. Tesadüftür ki iç çamaşırı mağazasında karşılaşmışlar,
sonra modeller, bedenler derken bakmışlar sohbet koyulaşıyor, bizim hanım onu
davet etmiş. Sevgili patron kocanın da önemli bir müşterisi ile iş yemeği uzadığı
için(muhtemelen patronu birlikte yediğimiz yemek sonrasında beni de yatağa
atmayı planlıyordu) daveti hemen kabul etmiş. Akşam yemeğine de kalma
nezaketini göstermiş.
Masada şarap karafını görünce atıştırıp kalkamayacağımı
anladım. Şarap içerken bir kadeh erkeklerde cinsellik açısından faydalı etkiler
yaratıyor, ikinci ve üçüncüden sonra başlangıçtan geriye gidiyorsun. Tek kadeh
her zaman tercih sebebimdir. Ama kadınlar içtikçe güzelleşip, olgunlaşıp,
çocuklaşıp, şımarıklaşıyorlar. Şişenin geri kalanını onlara bitirttim. İkisi de
olgunlaşıp, güzelleştiler, çocuklaşmaya başladıklarında ikisini birden arzulamaya
başladım. Biri tuvalete gitse diye bir şans bekliyorum fakat tuvalete gidene
eşlik mi etsem, kalanı mı bir kenara sıkıştırsam karar veremiyorum. İkinci
şişeyi de bayanlara bitirttikten sonra patron karısı saatin geç olduğunu ve
biraz daha kalırsa geceyi yatak odasında aramızda geçireceğini söyledi, benim çok
hoşuma gidecek bu durumu, karım tehdit olarak görmesi gerekirken, coşkulu bir
kahkaha attı, biraz daha geç kalması için elinden geleni yapacağını söyledi. Gözlerinin
içine baktılar, baktılar, baktılar… Öyle derin baktılar ki, karımın o an beni
aldattığını hissettim. Araya girerek onu eve bırakabileceğimi söyledim, zaten
bu kadar alkollüyken araba kullanması hiç mantıklı değildi. İkisi de tereddüt
ederek durumu kabullendi. Evden uçacak kuş çıkmadan karımın ona çok bahsettiği İtalyan
tasarımı saate tekrar bakmak için izin istedi, o yan odaya hareketlenince karım
kulağıma, “ne kadar tatlı bir kadınmış, sizi birlikte gördüğümde nasıl
şüphelendim? Tanrım bu kadın tam benimle sohbet etmek için yaratılmış“ dedi. Böylece
iki taraftan da aklanmış oldum. Suç ortağım ile 5 dakika sonra dışarıdaydık. Daha
önce seks mabedi olarak kullandığımız arabamda konumlarımızı aldık. Pahalı mantar
çorbasının üzerine ettiğim bir yemin vardı ama o geçmiş zaman için bir yemindi.
Zaten doğru da sayılmazdı, tekrarlanmasında sakınca yoktu. Arabayı daha önce
seviştiğimiz ormanlık bölgeye doğru sürdüm. Giderken yolla ilgili soru sormasın
diye hep ben konuştum, işyerimle ilgili ufak tefek şikayetlere “hımm”layarak
cevap verdi. Ormanlık alana geldik. Sessizce arabayı durdurdum ve ona döndüm. Karşımda,
kadınlarda en tiksindiğim durum vardı, yanağının kenarından salya akmış uyuyan
bir kadın…
Yorumlar